Menü

 

MERKÜR

 

(CÜZEN, UTARİT)

 

 

 

KONUMU ve YAPISI

 

Güneşe en yakın olan fakat gözle görülebilenler arasında en az dikkat çeken gezegendir. Merkür-insanları da ilk bakışta dikkat çekici değildir, ancak bir süre sonra sohbet ve esprileriyle albenilerini ortaya korlar.

 

Merkür, çok küçüktür. Çapı ekvatorunda 4870 kilometre, güneşten ortalama uzaklığı 58.000.000 kilometre (en yakın 46.000.000, en uzak 69.000.000 km), güneş etrafında dönüş hızı saniyede ortalama 48 kilometredir (Günberi noktasında 58, günöte noktasında 38 kilometre). Dünyaya en yakın olduğu noktada dünyaya uzaklığı 80.000.000 kilometredir.

 

En hızlı hareket eden gezegendir. Merkür’ün kütlesi Dünya’nın kütlesinin 0,38’i kadardır. Yani dünyadaki ağırlığı 80 kilogram olan bir insan Merkür’de 20 kilograma düşecek ve tüy gibi hafif olacaktır. Merkür’ün doğrudan etkilediği İkizler insanları da sanki uçuyormuş gibi hızlı hareket ederler.

 

Merkür de İkizlerin giysilerinde bolca gördüğünüz gri, açık mavi ve açık kahverengi renklerin karışımı görünümdedir.

 

Güneşin etrafında dolanım süresi 88 dünya günüdür. Kendi etrafında dönme süresinin de aynı olduğu, bu nedenle Merkür’ün de Ay gibi yavaşça öne arkaya doğru sallandığı sanılmıştır. Merkür-insanlarının da hem yürüyüşleri, hem de huyları salınımlıdır.

 

Bu özelliği dikkate alınarak Merkür’ün bir yüzünün sürekli aydınlık, diğer yüzünün sürekli karanlık olduğu, ikisinin arasında da güneşin bir görünüp bir kaybolduğu Alacakaranlık Kuşağı bulunduğu iddia edilmiştir. Merkür-insanlarında da biri dışta biri içte olmak üzere karamsarlık-iyimserlik, belirginlik-tahmin edilemezlik, mutluluk-mutsuzluk iç içedir. Bu nedenle bazı bilim-kurgu yazarları bu iddiadan fazlasıyla yararlanmıştır.

 

Yapılan bilimsel incelemelerde kendi etrafında dönme süresinin 88 değil 58,7 dünya günü olduğu ve Merkür’de sonsuza kadar aydınlık veya karanlık yüz bulunmadığı ve bir alacakaranlık kuşağı olmadığı belirlenmiştir.

 

Karanlıkta (gece vakti) görünmez, her zaman güneşle aynı tarafta bulunur, en parlak olduğu zaman günbatımından hemen sonra batıda ve şafak vakti doğuda görüldüğü zamandır.

 

Ayrıca Ay’ın geçirdiği evrelere benzer evreler (hilal, yarım, dolun) geçirir, bu evreler yılda birkaç kez tekrarlanır. Dolun halindeyken bazen dünya ile güneşin arasına girer ve bu geçiş sırasında puslu camla bakıldığında güneşin yüzeyinde siyah bir nokta olarak görülebilir.

 

İlk zamanlarda Sabah Merkür’ü ile Akşam Merkür’ünün iki farklı gök cismi olduğu düşünülüyordu, sonradan bu ikisinin aynı gezegen olduğu anlaşıldı. Merkür insanlarından özellikle İkizler insanı da sanki iki kişiymiş gibi görünür, bazen aynı anda iki ayrı yerde görüldüğü sanılır, iki kişiymiş gibi hareket eder, çat orada çat buradadır.

 

Merkür’ün içerdiği ana element hafiflikte ikinci sırada olan helyumdur. Merkür’de zayıf ama ölçülebilir bir manyetik alanın (dünyanın manyetik alanının yüzde biri) varlığı da tesbit edilmiştir. Bu da Merkür’ün büyük ve ağır bir demir çekirdeğe sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca gezegenin kuzey kutbu civarında buz bulunduğu ölçümleri yapılmıştır. Merkür insanları da sevmedikleri kişilere veya kaba insanlara karşı buz haline dönüşebilirler.

 

YUNAN DESTANLARINDAKİ YERİ

 

Merkür çok hızlı hareket ettiği için kendisine “Tanrıların Habercisi” Hermes’in adı verilmiştir. Merkür insanları da hem düşünüş hem de hareket bakımından hızla hareket ederler, aşırı meraklılıkları ve öğrenme tutkularıyla bilgi ve haber toplarlar ve bunu başkalarına aktarırlar. Yunan tanrısı Hermes, Roma tanrılarından Merkür ile özdeşleştirilir. Hatta Merkür’ün coğrafyası hala “HERMOGRAFYA” olarak adlandırılır.

 

 

ASTROLOJİDEKİ TEMSİLİ

 

Astrolojik anlamda Merkür’ün madeni CIVA, uğurlu günü ÇARŞAMBA, uğurlu sayıları 5, 23 ve 59’dur. Uyumlu ve yararlı taşları Safir, Aleksandrit, Zirkon ve Zebercet, uyumlu renkleri açık sarı, limon sarısı, yağ sarısı, gri mavi, kobalt mavisi ve orta gridir.  Uyumlu çiçekleri mimoza, sarı menekşe, açelya, sarıpapatya, yılanyastığı, kiraz çiçeği, uygun kokuları ise limon, lavanta çiçeği, yasemin, helyotrop ve kekiktir.

 

Astroloji bakımından özellikle İKİZLER (22 Mayıs – 21 Haziran) ve ikinci derecede BAŞAK BURCU (24 Ağustos – 23 Eylül) dönemini yönetir, yani öncelikle İkizler ve ikinci derecede Başak insanları, özelliklerinin bir kısmını Merkür’den alırlar.

 

Merkür, etkilediği burç insanlarında bedensel ve zihinsel hız, zekâ, cıva gibi ele avuca sığmama,  iletişim, konuşulan dil, her türlü anlaşma, ulaştırma, ifade kabiliyeti, aşırı duyarlılık, sinirlilik oluşturur. Diğer yıldızlardan sert etki aldığı durumlarda yalancılık, gevezelik, dedikoduculuk, abartma, gerçekleri tahrif etme, içki ve uyuşturucu bağımlılığı, iyi niyeti kötüye kullanma, küfürbazlık, sözlerle iğneleme, aşırı kınama, savrukluk, hırsızlık özelliklerine hükmeder.

 

Ancak Mayıs’ın ilk 10 gününde doğanlarla 11-23 Ekim, 11-20 Ocak, 30 Ocak-8 Şubat bölümünde doğanlar ve yükselen burcu İkizler olanlar da Merkür’ün etkisinden İkizler burcu insanları kadar olmasa da güçlü olarak yararlanırlar. Balık insanlarına ise hiç yararı yoktur.

 

Merkür’ün ve Merkür madeni olan cıvanın özelliklerinden birçoğu, özellikle Başak burcuna uymamaktadır. Zira Başak toprak burcudur. Toprak ise aşırı hareketi sevmez, bu nedenle de Merkür etkisi Başak-insanlarında gerginlik oluşturmaktadır.

 

MERKÜR VE SAĞLIK

 

Sağlık yönünden Merkür, beyni, sinir sistemini, akciğerleri, dili, bağırsakları, elleri, kolları, omuzları temsil eder. Dolaysıyla bu organlar sağlıklıdır, kullanıma elverişlidir; ancak dikkat edilmediği takdirde hastalanma riski taşır.

 

Merkür-insanları aşırı duyarlı olduklarından, sinirlerine dikkat etmelidir, en küçük olayda bile sinirler etkilenebilir. Sinirleri sağlam tutabilmek için temiz hava şarttır. Zaman zaman çevre değişikliği ve seyahatler Merkür-insanlarının sağlığına iyi gelir.

 

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 4 | Bu Günkü Ziyaretçi : 259 | Toplam Ziyaret : 486,910

                      ortakfikir tasarım ofisi