Menü

 

URANÜS

 

(KONTUK)

 

 

Satürn’den sonraki yörüngede yer alan gezegendir. 1871 yılında keşfedilmiş ve kâşifi tarafından İngiltere kralı III. George’un şerefine George Yıldızı adı verilmiş, fakat bu ad kabul görmemiş, mitolojik geleneklere uyularak gök tanrısı Uranüs’ün adını almıştır. 

 

Uranüs, her burç takımyıldızında yaklaşık 7 yıl kalır, 1996 yılında asıl burcu olan Kova Takımyıldızına, 2003 yılında Balık Takımyıldızına, 2011 yılında Koç Takımyıldızına girmiştir. girecek ve dolaşımına devam edecektir. Girdiği her burçta o burcun temel özellikleriyle ilgili icat, keşif veya devrimsel olaylar beklenmektedir.

 

Güneş etrafında dönüş hızı saniyede ortalama 6 kilometre civarındadır. Güneşe uzaklığı ortalama 2867 milyon kilometre (günberi noktasında 2734, günöte noktasında 3004 milyon km)’dir.

 

Yörüngesini dolanım süresi 84 dünya yılıdır. Kendi çevresinde (eksensel) dönmesini 17 saat 24 dakikada tamamlar. Ekvatorunun çapı 51.120 kilometredir, ancak kutuplardan basıktır. Büyüklük bakımından Jüpiter, Satürn ve Neptün’den sonra dördüncü sırayı alır. Satürn’e göre çok daha yoğundur, yoğunluğu sudan fazladır. Hacimsel olarak Dünya’dan 67 kat büyüktür, ancak kütlesi Dünya’nın ancak 14,5 katıdır. Yüzey çekimi ise Dünya’dan biraz daha fazladır.

 

Teleskopla bakıldığında Uranüs, soluk mavimsi yeşil bir yuvarlak olarak görünür. Görünüşte esrarengiz hiç bir tarafı bulunmamaktadır. Bulutların üst kısımları o kadar soğuktur ki metan gazı donarak altındaki amonyak bulutlarının üzerini kaplayan bir bulut katmanı oluşturur. Uranüs-insanları da giyim tarzları dışında herkes gibi görünürler, ancak içlerinde büyük farklılıklar yaşarlar; davranış bakımından da biraz soğukturlar, aslında diğer insanlar kendilerini pek fazla da ilgilendirmez. Ancak özellikle bayanlarının giyimi o kadar tuhaf veya o kadar göz alıcıdır ki kendilerine bakmak aklınıza bile gelmez. Genellikle metan gazı gibi sinirli, amonyak gibi göz yaşartıcıdır. Ve her ikisi gibi uçarıdır.

 

Metan gazı, uzun dalga boylu ışıkları (sözgelimi kırmızı ve portakal rengi) emerken mavi ve yeşili emmez, bu da Uranüs’ün niye o renk görüldüğünü açıklamaktadır. Atmosferi hidrojen açısından zengindir, yüzde on beş oranında da helyuma rastlanır. Çekirdeğinin üzeri gazların buzlarla karışımından oluşan kalın tabakalarla çevrilidir. Uranüs insanlarının iç dünyalarına inmek de pek mümkün değildir.

 

URANÜS ile NEPTÜN ikiz sayılabilirler. Ancak yine de aralarında büyük farklar vardır. Uranüs insanları bilimi ve bilimsel aklı temel alırken; Neptün-insanları hayalleri ve rüyaları yaşarlar.

 

Örneğin Uranüs’ün dönme ekseni olağandışı (98 derece) eğiktir. Oysa en fazla eğimi bulunan Neptün’ün dönme ekseni eğimi ancak 29 derecedir. Bu nedenle de teknik olarak geriye doğru devinecek ve Uranüs’te garip mevsimler bulunacak, önce bir kutup daha sonra diğer kutup 21 dünya yılı süren karanlığa gömülecektir. Yine bu eğim nedeniyle Dünya’dan, Uranüs’ün bazen ekvatoru bazen da kutbu görünmektedir. Uranüs etkili insanları da zaman zaman tanıyamayabilir, “Bu bizim falanca mı?” diyebilirsiniz.

 

Uranüs’ün manyetik alanı Dünyanınkine göre terstir, üstelik manyetik eksen de kürenin merkezinden geçmemektedir. Bu da tüm gezegenlerde kutuplarda görülen ışımaların ekvator bölgesinde görülmesine sebep olmaktadır. Görüldüğü gibi Uranüs, yapı ve hareket bakımından kural tanımayan asi bir gezegen görünümündedir.

 

Uranüs-insanları da toplumu değil bireyselliği ön plana aldığından, toplumun yerleşik kurallarını tanımayan, bu kurallara aykırı hareket etmeyi ilke edinen bir karakter yapısı sergilerler; örneğin alışılagelmiş giyimin dışına çıkarlar ve bunu herkesin görebileceği tarzda yaparlar.

 

En güçlü teleskoplarla gözlem yapılsa bile Uranüs’ün yüzeyini (atmosferinin içini) görebilmek mümkün değildir. Uranüs-insanlarında da tam tanıdım sanırken bilinmedik birçok özellik ortaya çıkacaktır; bu yönüyle biraz Venüs-insanlarına benzemektedir.

 

Uranüs, Jüpiter ve Satürn’e ve hatta Neptün’e göre bile çok daha donuktur. Parlaklığında da uzun dönemli ve kısa dönemli bazı farklılıklar meydana gelmektedir. Uranüs’te de halkalar (10 adet) bulunmaktadır, ancak bunlar daha zayıf ve kömür tozu gibi siyah ve dardır. 

 

Uranüs birçok bakımdan dev gezegenler arasında bir istisnadır. Sadece o bir iç ısı kaynağından yoksun görünmektedir; sadece onun eksensel eğikliği aşırıdır; yüzeyinde hiç bir etkinlik yok gibidir ve ekvatoru ile kutupları arasında sıcaklık farkı bulunmamaktadır.

 

Uranüs-insanları bu nedenle ateşli duygular taşımazlar, hatta duyguları (aşkı, sevgiyi...) yok saymaya eğilimlidirler. Yani Uranüs, (dünyadaki temsilcileri gibi) İLGİNÇ VE GARİP BİR DÜNYADIR. Ayrıca modern insan tarafından keşfedilen ilk gezegen olma gibi bir özelliğe de sahiptir.

 

Astrolojik anlamda Uranüs’ün madeni URANYUM, uğurlu günü PAZAR ve CUMARTESİ (Gerçekte kendine has bir günü yoktur, Güneş’in ve Satürn’ün günlerinden yararlanır), uğurlu sayıları 4, 17 ve 84’tür. Uyumlu ve yararlı taşları AMETİST, YEŞİM ve ALMANDİT, uyumlu renkleri gece mavisi, açık lacivert, alacalı tonlar ve koyu sıklamen,  uyumlu çiçekleri kır menekşesi, kartopu, peygamber çiçeği ve zerrin, uygun kokuları ise sümbül, sakız, fujer, karışık çiçek kokularıdır.

 

Astroloji bakımından KOVA BURCU (21 Ocak – 18 Şubat) dönemini güçlü olarak yönetir, ikinci derecede güçlü olarak AKREP BURCU (23 Ekim – 22 Kasım) dönemini yönetir. Ayrıca 11-21 Haziran ile 1-10 Ekimde doğanlarla yükselen burcu Kova olanlarda da etkileri bulunmaktadır. Ayrıca bilimle ilgili burçlarda da iyi yönde etkiler yapar.  Fakat gerçek Uranüs insanları KOVA-insanlarıdır.

 

Uranüs, insanları şaşırtma, hertürlü değişiklik, ani başlangıç ve sonuçlar, yenilikler, büyük akıl yıldızıdır, Satürn’ün sınırlayıcı etkisine karşılık, Uranüs engelleri yıkan, yok eden bir güçtür.

 

Ayrıca etkilediği burç insanlarına evlenme ve boşanma isteği, duygusal çılgınlıklar, sevgi ve seksle ilgili dedikoduculuk, skandal oluşturma, çekicilik, alınganlık, asabi gerginlik, bağımsızlık, deha, tehlikelerle dolu hayat, fırsatlar verme fakat hemen yararlanılmazsa geri alma, fikri akımlar oluşturma, ani ilişkiler, bağları birden koparma, evrensel buluşlar, yeni uygarlıklar, heyecanlılık, akla geleni yapma, huzursuzluk, topluma uymama, kafa tutma, kendine karşı koymaya kalkanları yıkma, orijinalite, yaratıcılık, devrim, karışık işler, bilim, hoşnutsuzluk, insanüstü güç özellikleri verir.

 

Sağlık yönünden dokuları, el ve ayak bileklerini, baldırları temsil eder. Hareketli olunmazsa ve dengeli beslenilmezse vücut kolay yağlanır. Sinirleri zayıflatıcı etkisi vardır; bu yüzden açık hava, dinlenme ve eğlenme iyi gelmektedir.

 

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 5 | Bu Günkü Ziyaretçi : 260 | Toplam Ziyaret : 486,911

                      ortakfikir tasarım ofisi