Menü

 

 

MEME KANSERİ

 

 

TANIMLAMA

 

Meme kanseri, meme dokularını oluşturan hücrelerde başlayan kanser türüdür. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür. Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Erkeklerde de görülmekle beraber, kadın vakaları erkek vakalarından 100 kat fazladır.

 

Temel olarak memedeki süt bezlerinden veya bezlerde üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları oluşturan hücrelerden köken alır.

 

Meme kanserinin birçok tipi vardır. En sık rastlanan DUKTAL KARSİNOMA, memenin süt kanallarında başlar.

 

Belirtilen meme bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalması ile oluşur. Çoğalan hücreler memede tümoral yapı oluşturduğu gibi, kan ve lenf dolaşım sistemi kanallarıyla diğer organlara metastaz da yapabilir.

 

İlk yaptığı metastaz, koltuk altlarındaki lenf bezlerinedir. Bunun dışında kemiklere, karaciğere ve akciğere de sıklıkla metastaz yapar.

 

NEDENLERİ

 

  • Tüm otoimmün hastalıklarda olduğu gibi, kanser hastalığında da temel neden genetik mutasyon ve buna bağlı otoantikor saldırısıdır. (Bakınız: KANSER HASTALIĞINDA TEMEL BİLGİLER)
  • “Hücreyi kanserleşmeye götüren hasarın temelinde hücre çoğalmasını kontrol eden genlerdeki değişiklik yatar.”
  • Genetik yatkınlık (Kalıtım)
  • Radyasyon
  • Östrojen veya progesteron hormonları takviyesi
  • 12 yaş öncesinde adet görmeye başlayanlarda, 50 yaşından sonra adet görmeye devam edenlerde ve hiç gebe kalmamış olanlarda risk daha fazladır.
  • Asbest (Tremolit, Zeolit gibi taşlarla temas)
  • Benzen
  • Pestisitler (zararlı organizmaları (mantarlar, akarlar, böcekler, kurtçuklar…) engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlar)
  • Uzun süreli iltihabi hastalıklar
  • Petrol ve kimyasal maddelerle içli dışlı çalışmak
  • RADYOTERAPİ

 

BELİRTİLERİ

 

  • Kendi kendini kontrollerde on beş günü aşkın sürede meme ve çevresinde ele gelen sertlik veya kitle
  • Meme derisinde kalınlaşma
  • Memede şişme
  • Renk değişikliği
  • Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması
  • Memede veya meme başında içeri doğru çekinti
  • Meme şeklinde değişiklik
  • Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik
  • Meme başında akıntı

 

 

TANIDA VE TAKİPTE KULLANILAN YÖNTEMLER VE PARAMETRELER

  • MAMOGRAFİ (Meme filmi) - ULTRASONAGRAFİ
  • Ca 15-3 (4,50 – 29)

Meme kanserli hastaların tanı, rekürrens ve tedavi takibinde kullanılır. Özellikle metastatik meme kanserlerinin %80’inde CA 15-3 düzeyi artar.

  • CA 72-4 / TAG 72 (0 – 4)

Meme dokusunun primer adeno karsinomlarının rekürrens ve tedavi takibinde kullanılır.

  • CEA (0 – 4)

Meme kanserlerinde CEA düzeyi artar. Özellikle kolorektal kanserler ve ileri evre meme kanserlerinde takipte kullanılabilir. Benign meme hastalıklarında da serum CEA düzeyi artabilir.

  • BİYOPSİ 

  • KROMOZOM BOZUKLUKLARI (Gen Mutasyonu testleri)

BRCA1 (Pozitif)

BRCA2 (Pozitif / Daha çok erkek meme kanseri riski)

P53 (Pozitif)

Genetik mutasyonun çocuklara geçiş riski: % 50

 

MEME KANSERİNDE EVRELER

 

Evre I:

Tümör 20 mm veya daha küçüktür.

Bu tümoral yapı, loblarda ise “Lobüler Karsinoma İn Situ” diye adlandırılır. Yayılmacı niteliğe sahiptir.

Süt kanalı içinde anormal yapılı hücre topluluğu halindeyse “Duktal Karsinoma İn Situ” adını alır. Anormal hücreler henüz kanal içindedir ve meme dokusuna yayılmamıştır. Dolayısıyla lenf bezlerine de sıçramamıştır.

Bu evre, Dukatl Karsinom İn Situ yönünden EVRE 0 olarak da adlandırılır.

Duktal Karsinomda EVRE 1, kanserli hücrelerin kanal dışında meme dokusuna yayıldığı durum için kullanılır.

 

Evre II:

A:

Memedeki kanserli hücreler henüz tümör oluşturamamıştır ama koltukaltı lenf bezlerinde kanser vardır.

Tümör 20 mm’den küçüktür ama koltukaltı lenf bezlerine metastaz yapmıştır.

Tümör 20 mm ile 50 mm arasındadır ama koltukaltı lenf bezlerine metastaz yapmamıştır.

 

B:

Tümör 20 mm ile 50 mm arasındadır, koltukaltı lenf bezlerine de metastaz yapmıştır.

Tümör 50 mm’den daha büyüktür ama koltuk altı lenf bezlerine sıçramamıştır.

 

Evre III:

A:

Memedeki kanserli hücreler henüz tümör oluşturamamıştır ama koltukaltı lenf bezlerinde birbirine yapışık veya çevre dokulara sirayet etmiş kanser vardır.

Tümör 50 mm’den daha küçüktür ama çevre dokulara veya birbirine yapışık koltukaltı lenf bezlerine yayılmıştır.

Tümör 50 mm’den daha büyüktür, koltukaltı lenf bezlerinde birbirine yapışık veya çevre dokulara sirayet etmiş kanser vardır.

 

B:

Bu aşamada tümörün boyutu dikkate alınmaz; tümör memeye komşu göğüs duvarına, deriye, kaburgalara ve göğüs duvarındaki kaslara yayılmıştır.

Tümör, meme içindeki lenf nodlarına veya koltukaltı lenf nodlarına yayılmıştır.

Kanser, köprücük kemiği altındaki lenf nodlarına veya köprücük kemiği komşuluğundaki lenf nodlarına yayılmıştır.

 

Evre IV:

Bu aşamada kanser göğüs dışındaki vücut bölümlerine metastaz yapmıştır.

 

MODERN TIP AÇISINDAN 5 YILLIK SAĞKALIM ORANI

 

Evre 0 ve 1: % 100

Evre 2A: % 92

Evre 2B: % 81

Evre 3A: % 67

Evre 3B: % 54

Evre 4: % 20

 

 

MODERN TIPTA TEDAVİ

 

  • KEMOTERAPİ
  • RADYOTERAPİ
  • LUMPEKTOMİ: Yalnızca meme içindeki tümoral yapının alındığı ameliyat
  • KOLTUKALTI LENF BEZİ DİSSEKSİYONU (ALINMASI)
  • MASTEKTOMİ: Memenin ve koltukaltı lenf bezlerinin birlikte alınması
  • HORMONAL TEDAVİ: Hormon reseptörü pozitif olan meme kanserlerinde uygulanır. Hormonal tedavi, östrojen hormonunu bloke ederek, hormonun aktif duruma geçmesini ve meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını uyarmasını engeller. Hormonal tedavinin amacı; cerrahi, kemoterapi veya radyoterapi ile gerçekleştirilen ilk tedaviden sonra vücudun herhangi bir yerinde kalmış olabilecek kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasıdır. Hormonal tedavi bir sigorta poliçesi gibidir - yineleme riskini cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile elde edilenin de ötesinde azaltmanın bir yoludur.
  • BİYOLOJİK TEDAVİ: Laboratuvar testinde HER2 adı verilen proteine fazlaca sahip olan meme tümörüne sahip kadınlarda uygulanan bir tedavidir. Bu tedavi, HER2'yi bloke ederek, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabilir ya da durdurabilir.

 

 

TAŞLARLA TEDAVİ

 

Taşların, kanser hastalıklarında kullanılması yararlıdır.

Taşlarla tedavi sırasında KEMOTERAPİ alınmasında yarar vardır. Taşlar, kemoterapinin olumlu etkisine katkı sağlarken, olumsuz yan etkisini de oldukça hafifletmektedir.

Radyoterapinin ise hangi türü olursa olsun uygulanmasını tasvip etmiyorum. Zira Radyoterapi, kemik iliğindeki plazma hücrelerini artırıcı etkiye sahiptir, Lösemi ve Multipl Miyelomun sebeplerinden biridir. .

Tedavi sırasında bitkisel ilaçlar ve bitkisel karışımlar kesinlikle kullanılmamalıdır. (Bakınız: KANSER HASTALIĞINDA TEMEL BİLGİLER)

Genetik mutasyonun tümüyle ortadan kalkması yani hastalığın nüksetmemesi için, tedavi sonrasında da takıların 1,5 – 2 yıl daha kullanılması gerekmektedir.

 

 

TAŞLARLA TEDAVİDE ÖRNEK OLGU:

 

  • B şahsında Meme CA tesbit edilmiştir.
  • Karaciğer, lenf sistemi ve iskelet sistemine metastaz yapmıştır.
  • Radyoterapi ve bir kür kemoterapi uygulanmıştır.
  • Saçlar dökülmüştür ve şiddetli ağrılar çekmektedir.
  • Östrojen hormonunun baskılanmasına yönelik her gün bir hap alma tedavisi uygulanmıştır.

 

  • 10 gün sonra ikinci kemoterapi kürü başlayacakken taşları kullanmaya başlamıştır.
  • Tavsiyem üzerine ikinci kemoterapi kürü başlayacağı gün (9 gün taşları kullandıktan sonra) yeni PET uygulanmış, sonucuna göre memede kanserin, karaciğerde ve lenf sisteminde metastazın ortadan kalktığı, iskelet sisteminde ise az miktarda metastazın kaldığı görülmüş ve kemoterapi 2 ay ertelenmiştir.
  • Taşları kullanmaya devam etmiş ve 2 ay sonraki kontrol raporlarında iskelet sisteminin de kanserden temizlendiği anlaşılmış, kemoterapi uygulanmasından vazgeçilmiştir.
  • 9 gün taşları kullandıktan sonra gönderdiği mail:

 

"Merhabalar Hasan Bey,

Size daha önce yazmış olduğum gibi düne kadar çok yoğun bir hafta geçirdim, çok yoruldum, çok bunaldım ama sonuçlara bakınca her şeye değer doğrusu... Gerçi sizi ziyarete geldiğimde beraberimde getireceğim ama PET CT sonuçları iyi ve sonuçtan onkoloğum çok memnun kaldı, kemoterapiden yüzde yüz sonuç almışız, doktorumu dün görmeliydiniz benden çok daha coşkulu ve sevinçliydi, yaşadıklarım bana en kötü karşısında dibe vurmayıp güçlü olmayı, en iyi karşısında da ayaklarımın yerden kesilmemesini öğrettiği için doktorum gibi değildim...

Bu durumda tekrar kemoterapiye devam etmeyeceğiz, -böyle bir ihtimal vardı- 4.dönem hormon ilacına devam edeceğiz ama bu her gün bir hap almak şeklinde değil 4 haftada bir iğne şeklinde olacak... İki ay bu şekilde devam edip kan tahlili sonuçlari ile tekrar onkoloğuma gideceğim... Sonrası Allah kerim...

Selam, sevgi ve saygılarımla"

 

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 8 | Bu Günkü Ziyaretçi : 253 | Toplam Ziyaret : 486,904

                      ortakfikir tasarım ofisi