Menü

 

 

ANKİLOZAN SPONDİLİT

(AS)

 

 

 

TANIMLAMA

 

Ankilozan Spondilit, omurga, omuz, kalça, pelvisteki sakroiliak eklemleri ve çevresini etkileyen kronik, ilerleyici, enflamatuvar (iltihaplı, ağrılı, yüksek ateşle seyreden, ödem oluşturabilen) eklem hastalığıdır.

 

Hastalık ataklar halinde ilerler. Her atak yüksek ateş ve iltihapla gelir, kıkırdak dokular kemiğe, bağ dokular kıkırdağa dönüşür ve kemikleşen kıkırdaklar ana kemikle bütünleşir. Sonuçta tüm omurga ve bağlı kemikler tek bir kemik haline gelebilir. Bu nedenle her ataktan sonra gerek omurgada, gerekse kalçalarda şekil bozuklukları oluşur. Sonuçta hastada üst bölgede öne doğru eğilme (kamburlaşma) ve alt bölgede çömelmeye benzer halde yürüme olgusu oluşabilir..

 

Ankilozan Spondilit, gözleri, bağırsakları, akciğerleri, kalbi, böbrekleri ve birçok yumuşak dokuyu da etkileyebilir.

 

Ayrıca nadiren diz ve ayak bileği eklemleri de etkilenebilir.

 

 

 

NEDENLERİ

 

-       GENETİK GEÇİŞ veya GENETİK MUTASYON

-       OTOİMMÜNİTE

-       Bağırsak hastalıkları ve idrar yolu hastalıkları, hastalığın oluşumunu tetiklemektedir.

 

 

 

 

BELİRTİLERİ

 

  • Uyanıp kalkınca veya uzun süre hareketsiz kalınca bel, kalça ve baldırda sertlik ve ağrı, ağrının giderek yukarılara doğru hareket etmesi, boyun bölgesine kadar ulaşması (Ancak bunlar, yalnızca AS belirtisi değildir, belirtilerin uzun süre devam etmesi ve giderek artması AS hastalığına işarettir.)
  • Hastalığın ilk zamanlarında görülen iştah ve kilo kaybı
  • Uzun süren halsizlik, güçsüzlük, yorgunluk
  • Yüksek ateş
  • Gece terlemesi
  • Topuk ağrısı
  • Batıcı tipte göğüs ağrısı
  • Derin nefes alırken veya öksürürken zorlanma (ileri safhalarda)
  • Diz, ayak bileği ve diğer eklemlerde şişme ve ağrı
  • Gözde iltihap ve ödem
  • Sinirlerde hasar

 

 

 

TEŞHİSTE KULLANILAN YÖNTEMLER

 

  • Hasta hikâyesi: Kişide aşağıdakilere ek olarak yukarıdaki belirtilerin bulunması
  • HLA-B27 doku antijeni testi: Antijenin varlığı bir gösterge ise de kesin tanı için yeterli değildir. Hastaların % 96’sında bu antijen bulunur.
  • CRP (C Reaktif Protein): Tahlillerde yüksek çıkar. Ataklar sırasında iltihaplanma fazlalaşacağından CRP de aşırı biçimde yükselir.
  • Eritrosit Sedimantasyon Hızı: Tahlillerde yüksek çıkar. Ataklar sırasında iltihaplanma fazlalaşacağından SEDİM de aşırı biçimde yükselir. Düşmesi olumlu bir göstergedir.
  • Kemik Yoğunluğu Ölçümü: AS, kemik deformasyonuna yol açtığından, kemik yoğunluğunun aralıklarla ölçülmesi gerekir.

 

 

MODERN TIPTA TEDAVİ

 

  • Tedavisi yoktur.
  • Tedavi olarak yapılanlar ağrıları azaltmaya, omurgadaki hasarı geciktirmeye yöneliktir.
  • Başta Aspirin, Naproksen gibi iltihaplanmayı azaltıcı ilaçlar kullanılır.
  • Bunların yetersiz kaldığı aşamada Sulfasalazin ve Metotreksat gibi ilaçlar kullandırılır ki yan etkileri çok fazladır. Örneğin hamilelerin, emziren annelerin, karaciğer ve böbrek hastası olanların, astımlıların kullanmaması gereken ilaçlardır. Yan etkilerinden bir kısmı ise sarılık, yüksek ateş, baş ağrısı, kırmızı deri döküntüsü, mide bulantısı ve kusma, ülser gibi mide bozuklukları, kulak çınlaması, kaşıntı, baş dönmesidir.

 

 

TAVSİYELER

 

  • Düzenli beden egzersizi
  • Solunum egzersizi
  • Yüzme
  • Ağır yük kaldırmaktan sakınma
  • Düz bir zeminde sırtüstü yatma
  • Balık yağı ve türevlerinden uzak durulması (Haftada 1 kez balık yenilmesinde sakınca yoktur.)
  • Bitkisel ilaçlardan ve karışımlardan uzak durulması. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik olanlardan.
  • Doğal sebze ve meyvelerin yenilmesi.

 

TAŞLARLA TEDAVİ

 

  • Ankilozan Spondilit hastalığının ilerlemesinin durdurulmasında ve tedavisinde taşlar yararlıdır.
     
  • Taşlarla tedavide temel hedef genetik mutasyonun ıslahı, HLA-B27 antijeninin ortadan kaldırılması, dolayısıyla otoantikor saldırısının durdurulmasıdır.
     
  • Bunun geçekleşmesi halinde ataklar duracak, enflamasyon oluşmayacaktır.
     
  • Ancak kemiklerin kaynaşmış olmasına dayalı mevcut durumun ortadan kaldırılması, yani hastalık öncesindeki halin geri getirilmesi söz konusu değildir.
     
  • Tedavi için taşların en az 2 yıl sabırla kullanılması, masajların düzenli yapılması ve tavsiyelere uyulması gerekmektedir. Altı yedi ay sonra taşların tümüyle yenilenmesinde yarar vardır.

 

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 10 | Bu Günkü Ziyaretçi : 255 | Toplam Ziyaret : 486,906

                      ortakfikir tasarım ofisi