Menü

 

ALZHEİMER

(YAKIN DÖNEM HAFIZA KAYBI)

 

Ventriküler sistem, medulla spinalis içindeki canalis centralis ile devam eden,

beyin omurilik sıvısı ile dolu, beyindeki bir grup yapıdan oluşur.

 

 

TANIMLAMA

 

Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöro-psikiyatrik hastalık tablosunun ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nöro dejeneratif bir hastalıktır. Günlük yaşamın gerektirdiklerini uygulayamama gibi problemlere yol açar.

 

Demansın en sık görülen tipidir.

 

Altta yatan patolojik sürecin yansıması olarak beyinde limbik sistem ile frontal ve temporal loblar arasındaki bağlantılarda kopmalar olur. Patolojik süreç temporoparietal korteksin yoğun bir şekilde tutulduğu fakat frontal lobu da etkileyen amiloid plak ve nörofibriler yumaklarla karakterize enflamatuvar cevabın birlikteliğinde nöron kaybı ve atrofisini içerir.

 

Modern tıbba göre geri dönüşümü olmayan ve ilerleyen bir hastalık olan Alzheimer, halk arasında bunama olarak bilinir. Beynin fonksiyonlarında bozukluk vardır. Hastanın düşünmesinde sorun ortaya çıkar. Alzheimer, ciddi bir hastalıktır. Belirtiler görüldükten 7-8 yıl sonra ölüme yol açabilmektedir.

 

Dünyada 20 milyondan fazla Alzheimer hastası vardır. Bu hastaların yaklaşık 300 bini ülkemizdedir. Bu hastaların sayısı, gün geçtikçe artmaktadır. Çünkü dünyada insan ömrü uzamakta ve yaşlı insan sayısı artmaktadır.

 

Alzheimer, yavaş ilerleyen ve sinsi bir hastalıktır. Beyindeki sinir hücreleri yok olmaya başlamıştır. Önceleri kısa süreli unutkanlıklar şeklinde ortaya çıkar. Örneğin, hasta bir gün önce ne yaptığını, ne yediğini hatırlayamaz. Hastalık ilerledikçe, kişinin günlük işleri aksamaya başlar. Sorduğu bir şeyi tekrar sorar, yakınlarını tanıyamaz hale gelir. Bu durumda kişinin psikolojisi bozulur. Psikolojisi bozulan hasta, içine kapanık bir hale gelir. Konuşma, yürüme, tuvalete gitme gibi ihtiyaçlarını karşılayamaz ve yatağa mahkûm bir yaşam sürmeye başlar. Yani hem fiziksel hem zihinsel problemler vardır.

 

 

BELİRTİLERİ

 

  • Erken belirtilerden biri hafıza kaybıdır. Bu hafıza kaybı, geçmiş hafızanın korunduğu, hastalığın ilerlemesi ile birlikte sıklıkla telaffuz edilmeye başlanan yakın zaman olaylarına ilişkin küçük unutkanlıkların başlaması şeklindedir.
  • Bozukluğun ilerlemesi ile bilişsel (kognitif) yeteneklerde de kayıplar başlar.
  • Frontal ve temporal lob işlevleri ile ilişkili olarak, dil alanlarında işlev kaybı (Afazi)
  • Beceri gerektiren hareketlerde işlev kaybı (Apraksi)
  • Tanıma fonksiyonlarında bozulma
  • Günlük yaşamı etkileyecek kadar unutkan olma (kişilerin adlarını, olayları hatırlayamama),
  • Gündelik işleri yapamama (yemek yapmak gibi),
  • Kelimeleri bulurken zorlanmak,
  • Tarihleri ve bilinen yolları hatırlayamama,
  • Çok basit konularda bile karar vermede güçlük çekme,
  • Hesap yapamama, pratik düşünmede zorluk çekme,
  • Eşyaların yerlerini karıştırmak (koyarken başka yere koymak),
  • Davranışlarda ve ruh halinde değişiklik,
  • Karakter özelliklerinin değişmesi, insanları suçlama,
  • Sorumluluk sahibi olmaktan kaçmak

 

 

 

 

NEDENLERİ

 

  • SİNİR HÜCRELERİ KAYBI
  • TELOMER AŞINMASI / gen kromozom uçlarının hasar görmesi
  • BEYİNDE PROTEİN BİRİKİMİ
  • BEYİN DOKULARINDA AĞIR METAL VE KİMYASAL BİRİKİMİ
  • İhtiyarlık hastalıklarındandır ancak teknolojik gelişmeye bağlı olarak genç yaşta da görülebilir.
  • Hastalığın kesin nedeni bilinememektedir. Genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Kalıtsallık, Alzheimer hastalarının ancak % 10’unda görülmüştür.
  • Erken başlangıçlı Alzheimer hastaları ve az sayıdaki ailesel vakalarda üç farklı gende dominant mutasyon tespit edilmiştir.
  • Daha sık görülen geç başlangıçlı Alzheimer hastalarında ApoE'nin duyarlılık genlerinden biri olduğu gösterilmiştir.

Apolipoprotein E (apoE), kandaki lipoproteinlerde bulunan belli başlı apolipoproteinlerden biridir. Yüksek trigliserit içerikli lipoproteinlerin (Şilomikronlar, VLDL, LDL ve bazı HDL alt gruplarının) normal katabolizması için gereklidir. Bu bağlamda ApoE’nin işlevi, lipoproteinlerin karaciğer ve diğer organlara alımından sorumlu olan, LDL ve ApoE reseptörleri için ligand olmaktır. Apolipoprotein E, ilk olarak lipid metabolizması ve kalp hastalıklarında oynadığı rolden dolayı önem kazanmıştır. Daha yakın zamanlarda lipoprotein metabolizmasıyla doğrudan ilgili görülmeyen, Alzheimer Hastalığı, immün (bağışıksal) regülasyon ve biliş (cognition) gibi biyolojik süreçlerle olan ilişkisi olduğu da gösterilmiştir. ApoE bozuklukları, kilomikron ve VLDL artıklarının yavaş atılmasına yol açtığından, bu durum kolesterol ve trigliserit düzeylerinin yüksek olduğu kalıtsal disbetalipoproteinoma veya tip 3 hiperproteinoma'do görülür.

 

 

MODERN TIPTA TEDAVİ

 

Modern Tıbba göre tedavisi yoktur. Çünkü beyin hücrelerinin yeniden oluşmasına yönelik öngörüleri bulunmamaktadır.

 

 

TAŞLARLA TEDAVİ YARDIMI

 

Taşlarla nörojenez, merkezi sinir sistemi hücrelerinin yenilenmesi mümkündür.

 

Taşların hastalığın iyileşmesine etkisi, beyin hücrelerinin yenilenmesiyle, yeni hücrelerin oluşumuyla doğru orantılıdır. En az % 50 oranında iyileşme sağlanacaktır. Yaş durumuna göre tamamen iyileşme de mümkündür.

 

 

 

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 8 | Bu Günkü Ziyaretçi : 253 | Toplam Ziyaret : 486,904

                      ortakfikir tasarım ofisi