Menü

 

 

VERTİGO (BAŞ DÖNMESİ)

 

 

 

 

TANIMLAMA

 

Vertigo, vücudun denge sisteminde veya denge sistemini etkileyen sistem veya organlarda oluşan bir problem sebebiyle ortaya çıkan yön kaybı yüzünden, kişinin bir girdap içine düşmüşçesine, çevresindeki her şeyin döndüğü duygusunu yaşamasıdır. Baş dönmesi diye de adlandırılır.

 

“Her taraf dönüyor, başımı tutamıyorum, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor” diye anlatılanlar Vertigodur.

 

Vertigoda baş dönmesi hissi birkaç saniye sürebileceği gibi, günlerce hatta aylarca sürebilir. Baş dönmesi şiddetli seyrederse bulantı ve kusmaya da sebep olabilir.

 

Vertigo bir hastalık değildir, altta yatan bir hastalığın dışa vuran belirtisidir. Bu yönüyle ağrıya, öksürüğe, yüksek ateşe benzer.

 

DİZZİNESS adı verilen baş dönmesi tipinde ise hasta tam bir dönme hareketi hissetmez, yakınması daha çok bir sarhoşluk hissi, sersemlik hissi, başında netlik duygusunun kaybolması, bastığı yeri sağlam hissedememe, yatak ya da bulutların üstünde yürüyormuş gibi hissetme,  yürürken bir tarafa çekilme veya aniden itilme şeklinde olarak tarif edilir.

 

Başın öne eğilmesi veya yana çevrilmesi sonucu aniden ortaya çıkan ve birkaç saniye süren baş dönmesine BPPV (Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo) adı verilir. Bu durum iç kulaktaki bir karışıklıktan kaynaklanır. İç kulakta dengemizi sağlamaya yardımcı kristallerin yerlerinden kopmaları, beyne giden sinyallerde bir karışıklığa neden olur ve bu karışıklık kişiye baş dönmesi olarak yansır. Baş dönmesiyle birlikte bulantı ve kusma da görülebilir.

 

VERTİGO DENEYİ: Ayakta kendi etrafımızda 2 – 3 dakika dönülür yahut belimizle eğilerek kafamızla yuvarlak çizilir. Kısa bir süre sonra etraftaki her şey dönmeye başlıyorsa vertigo var demektir.

 

 

DENGE SİSTEMİ (VESTİBÜLER SİSTEM)

 

Vestibüler sistem, çoğu memelilerde denge ve uzaysal uyum duyusuyla ilişkili, motor koordinasyon ve denge duyusuna liderlik eden duyu sistemidir. İşitme sisteminin bir parçası olan koklea ile birlikte iç kulakta bulunan Labirentte ve kulak vestibulumunda yerleşmiştir. Vestibüler sistem iki ana bileşenden oluşur: Lineer ivmelenmeleri tanıyan otolitler ve dönme hareketlerini tanıyan semisirküler kanal sistemi. Vestibüler sistem öncelikli sinyallerini göz hareketlerini kontrol eden nöral yapılara ve dik bir duruş sağlamak için kaslara gönderir.

 

 

 

 

Vücudun yön duygusuyla ilgili denge sistemi temel olarak üç organın koordinasyonuyla oluşmuştur: Kulaklar, Gözler ve Beyin.

 

Beyni besleyen kan damarları, iletileri sağlayan sinirler ve hareket sistemine ilişkin kas, eklem ve bağdokular da dolaylı olarak denge sisteminde rol alır.

 

Bedenimiz bir hareket yaptığında, hareketin şekli ve yönü beyinciğe iletilir. Aynı anda gözler hareketin yönü ile doğadaki gerçek yönü (yukarı, aşağı, sağ, sol), varsa aradaki farkı yine beyinciğe ulaştırır.  Aynı anda orta ve iç kulaktaki elemanlar da harekete geçer ve yapılan hareketin yönü ile gerçek yönü bağdaştıracak biçimi oluşturur ve beyinciğe iletirler. Beyincik, bütün bu karmaşayı düzenleyerek beyin sapına, beyin sapı da gözlere iletir. Bu suretle gözler, gerçek yönle hareketin yönünü birleştir. Böylece denge sağlanmış olur.

 

 

KULAKLAR

 

 

 

 

Kulaklar 3 bölümden oluşur:,

 

(1)Kulak kepçesi, kulak zarı ve ikisi arasındaki kulak kanalı DIŞ KULAK olarak adlandırılır. 

 

(2)Kulak zarı ile iç kulak arasında kalan ufak boşluğa ORTA KULAK adı verilir. Bu arada üç adet kemikçik (Çekiç, Örs, Üzengi) ve kulak kemiğinin hava boşlukları bulunur.

 

Orta kulaktaki hava boşlukları, hava basıncı değişiklerinden kolay etkilenen yapıdadır. Bu nedenle hava yolculuğu yapanların veya kara yolculuğunda yüksek rakımlı yerlere çıkıp tekrar alçak rakımlı bölgelere inenlerin kulaklarında basınç oynaması problemi oluşur. Normal olarak her yutkunduğunuzda (veya ikinci üçüncü yutkunduğunuzda) kulaklarınızda ufak bir çıt sesi veya basınç oynaması hissedersiniz. Bu esnada geniz ile orta kulak arasındaki östaki borusu vasıtası ile orta kulağınıza hava kabarcığı geçmiştir. Orta kulaktaki hava burayı döşeyen doku tarafından sürekli emilir ve östaki borusu vasıtasıyla her iki taraftaki hava basıncı eşitlenir. Şayet bir şekilde basınç farkı oluşursa, kulaklar tıkalı imiş gibi hissedilir. Basınç farklılığı yüzünden oluşan vakum nedeniyle kulak zarı içeri doğru çöker ve gergin kulak zarı normal olarak titreşemez ve sesler donuk, az gelir. Kulak zarının gerginleşmesi de ağrı oluşturabilir. Şayet bu durum bir süre devam ederse, orta kulaktaki basıncı eşitleyebilmek için, orta kulağı döşeyen dokudan kan serumuna benzer bir sıvı sızarak burayı doldurur. Bu duruma ‘orta kulakta sıvı’, ‘Seröz Otit’ veya ‘Aero-Otit’ ismi verilir.

 

Östaki borusunun tıkanmasına yol açan en sık sebep basit soğuk algınlığıdır. Sinüs iltihapları ve burun alerjileri de (saman nezlesi gibi ) sık sebeplerdendir. Östaki borusu ve onu döşeyen doku, burun ve genizin devamıdır. Bu devamlılıktan dolayı çoğunlukla burunun tıkalı olması, kulakların da tıkalı olmasına ve böyle hissedilmesine sebep olur. Östaki borusunun tıkanmasının bir diğer sebebi dokularda şişliğe yol açan orta kulak iltihaplarıdır. Östaki borusu yetişkinlere göre daha dar olduğu için çocuklar tıkanıklığa daha yatkındırlar.

 

Orta kulaktan daha içlerde yer alan Labirent ve denge sinir uçlarını ihtiva eden bölüm ise İÇ KULAK olarak isimlendirilir. İşitme duyusu ve dengenin oluştuğu asıl bölümdür.

 

 

NEDENLERİ

 

  • DÜŞÜK TANSİYON:

 

Kan dolaşımının yavaşlaması sonucu gelişir.

 

Tansiyon düşüklüğü nedeniyle oluşan baş dönmesi, bazılarınca Vertigo sebebi olarak kabul edilmese de, nedenlerinden biridir. Çünkü tansiyon düşüklüğünde beyne ve kulağı besleyen damarlara yeterince kan, dolayısıyla oksijen iletilememektedir.

 

  • LABİRENTİT (İÇ KULAK İLTİHABI):

 

Orta Kulak iltihabının iç kulağa yayılmasıyla oluşabilir. İkinci olarak frengi, verem, menenjit (beyin zarı iltihabı) nedeniyle de meydana gelebilir. Üçüncü olarak kızıl, kabakulak, tifo gibi hastalıklarda, iltihap kan dolaşım sistemi vasıtasıyla iç kulağa ulaşır ki nadiren meydana gelir. Şakak kemiğinin kırılması nedeniyle de oluşabilir.

 

İltihap nedeniyle salyangoz zedelenirse, kulakta uğultu, işitme yitimi, baş dönmesi, ağır denge bozukluğu, bulantı ve kusma oluşur. İltihap temizlenirse, hafif bir işitme kaybı dışındaki belirtiler ortadan kalkar.

 

Kulak zarı çevresine hatalı girişim nedeniyle oluşan akut iç kulak iltihabında baş dönmesi ve diğer belirtiler daha da şiddetlidir. İşitme kaybı kalıcı olur.

 

  • BEYİNCİK İLTİHABI:

 

Beyincikte oluşan iltihaplanma, iç kulağın akut iltihaplanmasına benzer sonuçlar oluşturur.

 

  • UZUN SÜRE KULLANILAN İLAÇLAR:

 

Antibiyotikler, idrar söktürücü ilaçlar, Aspirin…

 

  • ALKOL ve SİGARA

 

  • SAÇ BOYALARI

 

  • VÜCUTTA AĞIR METAL BİRİKİMİ (Kurşun, Cıva, Arsenik, Alüminyum, Brom / AMALGAM DİŞ DOLGULARI)

  • DİYABET / ŞEKER ZEHİRLENMESİ (Göz damarlarını ve sinirlerini etkiler.)

 

  • BÖBREK VE KARACİĞER HASTALIKLARI (Kanın yeterince temizlenememesi nedeniyle)

 

  • ZEHİRLENMELER (Kimyasallar, Karbondioksit, Karbonmonoksit, Argon, Radon, Diğer Zehirler)

 

  • VÜCUTTA BAZI MİNERAL EKSİKLİKLERİ (Demir, Klor, Sodyum)

 

  • ZEHİRLENMELER

 

  • YÜKSEK SESE BAĞLI İÇ KULAK HASARLARI

  • İÇ KULAKTA DOKU GERİLEMESİ (ATROFİ)

 

Yüksek tansiyon ve damar sertliği nedeniyle veya yaşlanmayla oluşur.

 

  • MENİERE HASTALIĞI

 

Kulak çınlaması, baş dönmesi, denge kaybı, bulantı ve kusmaya sebep olan hastalıktır.

 

Sebepleri arasında önceden geçirilmiş frengi, kızamık veya diğer ciddi iltihaplı hastalıklar, göz iltihabı, bağışıklık sisteminde bozukluk, alerji, geçirilmiş kulak ameliyatı, diyabet, yüksek veya düşük tansiyon, yüksek kolesterol, tiroid bezi hastalıkları, nörolojik veya duygusal problemler sayılabilir. İç kulakta sıvı basıncı artışı, işitme veya denge sinirleri üzerinde tümoral oluşumlar da önemli nedenler arasındadır.

 

  • VESTİBÜLER NÖRİNİT

 

İç kulaktaki denge ile ilgili sinyalleri beyine ulaştıran sinirin iltihaplanması

 

  • TÜMÖRLER

 

İç kulakta, iç kulak sinirlerinde, beyincikte veya beyin sapında oluşabilirler.

 

  • KAFAYA ALINAN DARBE

 

Darbe ile göze, kulağa, beyin sapına veya beyinciğe yakın kafatası kemiğinin hasar görmesi ve bu organlara bası yapması

 

  • GÖRME BOZUKLUKLARI

  • BEYİN VE OMURİLİK SİNİRİ HASTALIKLARI

 

Multipl Skleroz

ALS

FELÇ

BOYUN FITIĞI

BEYİN TÜMÖRLERİ

 

  • MİGREN

 

Bazı migren hastalarında, ağrı, ışığa hassasiyet, bulantı ve kusma ile birlikte baş dönmesi de görülebilir.

 

  • LETARJİ

Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu

 

 

BELİRTİLERİ

 

  • Baş dönmesi
  • Kulak çınlaması
  • İşitme kaybı
  • Kulakta basınç hissi
  • Bulantı-kusma
  • Kulak akıntısı
  • Gözlerde anormal hareketler (nistagmus)
  • Baş ağrısı
  • Uyuşmalar
  • Kulak ağrısı
  • Yüksek ateş

 

 

TANI ARAÇLARI

 

  • HASTANIN ÖYKÜSÜ / Hikâyeden problemin periferik mi, santral mi olduğu ayırt edilmeye çalışılır.
  • NÖRO-OTOLOJİK MUAYENE
  • ODYOLOJİK İNCELEME, ENG ve VNG gibi iç kulak fonksiyonlarının ölçüldüğü tetkikler
  • MR, TOMOGRAFİ gibi görüntüleme teknikleri
  • ELEKTRONİSTOGMOGRAFİ (ENG): VESTİBÜLER SİSTEMİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE “TEMEL” TEST

 

TETİKLEYENLER

 

  • Alkol
  • Nikotin
  • Kafein
  • Tuz
  • Stres
  • Aşırı Yorgunluk
  • Uyku Düzensizliği
  • Düzensiz Yemek

 

 

TAŞLARIN TEDAVİYE YARDIMI

 

Beyin ve Beyincik tümörü söz konusu değilse yalnızca KOLYE / GERDANLIK problemin çözümüne yardım etmektedir.

Tümör söz konusu ise başka takılar ve taşların kullanımı da gerekli olmaktadır.

 

Sağlıklı günler dileklerimizle

 

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 9 | Bu Günkü Ziyaretçi : 255 | Toplam Ziyaret : 486,906

                      ortakfikir tasarım ofisi