Menü

 

 

AKCİĞER KANSERİ

 

AKCİĞERLER

 

 

Akciğerler, hem dolaşım hem de solunum sisteminin bir parçasıdır. Ağıs ve burun boşluğuyla birleşen soluk borusu (trake) iki ana bronşa ayrılarak biri sağ akciğere, diğeri sol akciğere girer. Akciğerlere giren ana bronşlar dallanıp budaklanarak tüm akciğere yayılırlar.

 

Her iki akciğer de 3 lobdan oluşur: Üst lob, orta lob ve alt lob.

Soluk borusunun bölümleri yukarıdaki resimde gösterilmiştir. Soluk borusunun akciğerlere giriş bölgelerine ise hiler adı verilir. Hiler aslında giriş yeri manasına gelir.

 

 

Bir yandan da akciğer, dolaşım sisteminin parçası olarak atardamarlar ve toplardamarlarla içli dışlıdır.

Çünkü kanın temizlenmesinde görev alır.

 

AKCİĞER KANSERİ

 

TANIMLAMA

 

Akciğer dokusunu oluşturan hücrelerin gereksiz yere ve kontrol dışı çoğalması ve akciğer içinde kitle (tümör, lezyon) oluşturmasıdır. Kitle büyüdükçe, çevre dokulara yayılıp istila eder.

Görülme sıklığı, kanser türleri içinde ilk sıradadır.

Ayrıca kan dolaşımı yoluyla böbrekler, karaciğer, iskelet sistemi, lenf sistemi, beyin gibi organlara metastaz yapabilir.

 

TÜRLERİ

 

Akciğer kanserinin birçok alt türü bulunmasına rağmen teşhis ve tedavide genellikle iki grupta incelenir:

  • KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİ

(Görülme sıklığı % 16,8)

Nadiren görülmekle birlikte en tehlikelisidir. Hızla yayılır. Tanı konuluncaya kadar birçok organa metastaz yapmış olabilir.

 

  • KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİ

(Görülme sıklığı % 80,4)

Başlıca 3 alt türü vardır: Skuamöz (Yassı) Hücreli Karsinom, Adenokarsinom (Bezsel Kanser), Büyük Hücreli Karsinom.

Akciğer kanserlerinde çoğunlukla bu tür görülmektedir. Gelişmesi ve yayılması yavaştır, zaman alır. Kadınlarda en çok görüleni adenokarsinomdur.

 

  • KARSİNOİD

(Görülme sıklığı % 0,8)

Akciğer bronşlarındaki hücrelerden köken alan kanserlerdir.

 

  • SARKOMA

(Görülme sıklığı % 0,1)

Sarkom, Yunancada "etin büyümesi" anlamındaki sözcükten gelmektedir. Yumuşak doku sarkomları, vücudunuzdaki yumuşak dokularda baş gösteren kanserli (habis) tümörlerdir. Yumuşak dokular, vücuttaki diğer yapıları birbirine bağlar, onları destekler ve çevreler. Sarkomalar, kemiklerde ve kıkırdak, adaleler, tendonlar (kiriş), yağ gibi organ veya dokuları çevreleyen, yumuşak bağdokusunda ve destekleyici (yardımcı) dokularda, bir de, akciğerlerin, karnın, kalbin, merkezi sinir sisteminin ve kan damarlarının dış yüzeylerinde oluşur. Sarkomalar da katı, üç boyutlu ve habis tümörlerin en ender ve en ölümcüllerindendir.

 

  • SINIFLANDIRILAMAYAN

(Görülme sıklığı % 1,9)

Bazı akciğer kanserleri ise yukarıdaki sınıflandırmanın hiç birine uymaz.

 

 

NEDENLERİ

 

  • Tüm otoimmün hastalıklarda olduğu gibi, kanser hastalığında da temel neden genetik mutasyon ve buna bağlı otoantikor saldırısıdır. (Bakınız: KANSER İÇİN TEMEL BİLGİLER)
  • “Hücreyi kanserleşmeye götüren hasarın temelinde hücre çoğalmasını kontrol eden genlerdeki değişiklik yatar.”
  • Genetik yatkınlık (Kalıtım)
  • Sigara kullanımı (Ancak sigara içmeyenlerde de yaklaşık oranda görülmektedir.)
  • Radon gazı (Radyoaktiftir, daha çok deprem öncesi yer katmanlarından çıkar.)
  • Asbest (Tremolit, Zeolit gibi taşlarla temas)
  • Hava kirliliği
  • Yara kalıntısı (Skar) / Fibrozis (Dokuların oksijen almasını önlerler.)
  • Halojen eterler (klorometileter)
  • İnorganik arsenik (Realgar, Orpiment, Adamit, Olivenit gibi taşlarla veya tüy dökücü zırnıkla temas)
  • Ağır metaller
  • Radyasyon
  • Nikel fazlalığı
  • Vitamin A ve E eksikliği
  • Krom fazlalığı
  • Bazı virüsler (Büyük ihtimalle virüsler doğrudan akciğer kanserine yol açmaz, genetik sistemde hasar oluşturarak neden olur.)
  • Sarkoidoz
  • Tüberküloz (Verem)
  • Son araştırmalarda, bronşiolo-alveoler tip kanserlerin doğuştan gelen kistik akciğer hastalığı ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir.
  • Sebze ve meyve yönünden az beslenme
  • Selenyum eksikliği

 

BELİRTİLERİ

 

  • Nefes darlığı (Dispne)
  • Süreğen öksürük
  • Kanlı balgamlı öksürük
  • Göğüste veya sırtta süreğen şiddetli ağrılar
  • Kilo kaybı
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Hışırtılı solunum
  • Ses kısıklığı, yutma güçlüğü
  • Ayrıca metastaz yaptığı organ veya bölgeye göre çeşitli belirtiler
  • Ancak bütün bunlar yalnızca akciğer kanserinin belirtileri değildir. Başka bir hastalık da söz konusu olabilir.

 

TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER

  • Göğüs röntgeni
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • Biyopsi (Kesin tanı için)

 

MODERN TIPTA TEDAVİ

  • Küçük hücreli türünde KEMOTERAPİ ve RADYOTERAPİ
  • Küçük hücreli dışı türünde OPERASYON
  • Tedavide temel hedef yaşama süresini 5 yıl daha uzatmaktır. İstatistiklere göre erken evrelerde 5 yıllık sağkalım oranı % 60-70’tir. İleri evrelerde ise bu oran % 5’in altındadır. Tüm akciğer kanserlerinde 5 yıllık sağkalım oranı % 15 civarındadır.

 

METASTAZ BAKIMINDAN BELİRTİLERİ

 

  • BEYİN METASTAZI: Psikolojik (depresyon, panik atak gibi) ve nörolojik (nöropati, MS, kas zayıflığı gibi) hastalıklar
  • KEMİK METASTAZI: Ağrılar
  • TÜMORAL HÜCRELERİN HORMON SALGILAMASI:

ADH ► Hiponatremi (elektrolit yani kandaki tuz dengesizliği olup, sodyumun -Latincede natrium- plazmadaki konsantrasyonunun 135 mEq/L'den daha az olmasıdır. Başlıca belirtileri mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, huzursuzluk, reflekslerin azalması, çarpıntı, uyuşukluktur. Koma meydana getirebilir.)

ACTH ►Cushing Sendromu (Başlıca belirtileri libido azalması, obezite, yüzün yuvarlaklaşması, regl düzeninde değişiklik, kıllanma, yüksek tansiyon, ekimoz, bitkinlik, çizgili deri, kas gücünde azalma, damar sertliği, ense altında yağ kitlesi, ödem, şekere karşı olağandışı duyarlılık, kemik erimesi, kemik kırılması, baş ağrıları, sırt ağrıları, yineleyen iltihaplanmalar, karın ağrıları, akne, kadınlarda kelleşmedir.)

KALSİTONİN ► Hipokalsemi (Kalsiyum düşüklüğü)

GONADOTROPİK HORMONLAR ►Jinekomasti (Erkeklerde kadınsı meme büyümesi)

SEROTONİN ► Karsinoid Sendrom (Sindirim yolu tümörlerince üretilen serotonin hormonunun sebep olduğu rahatsızlıktır. Sağ kalp kapakçığının fonksiyonunu bozar.)

 

 

KANSERDEN SORUMLU GENETİK

 

  • Hücre çoğalmasından sorumlu c-myc, ras gibi onkogenlerin aktif hale gelmesi
  • Hücre büyümesini baskılayan Rb, p53 gibi tümör supresör genlerin pasif hale gelmesi
  • Küçük hücreli karsinomda genellikle c-myc ve Rb; küçük hücreli dışı karsinomda ise genelde RAS ve p16 genlerinde sorun vardır.

 

AKCİĞER KANSERİNDE EVRELER

 

  • Evre IA: Kanser sadece bir akciğerin küçük bir bölümündedir, tümör boyutu 2 cm kadardır.
  • Evre IB: Kanserli doku boyutu, akciğer içinde 2 ila 5 cm arasındadır veya ana bronşa yayılmıştır yahut akciğeri kaplayan plevranın (akciğer zarının) iç tabakasına yayılmıştır.
  • Evre IIA: Kanser, bulunduğu sağ veya sol akciğer lobu tarafındaki göğüs lenflerine metastaz yapmıştır.
  • Evre IIB: Kanser, ana bronşa veya akciğeri kaplayan plevranın (akciğer zarının) iç tabakasına yayılmış ve bu bölgedeki lenflere metastaz yapmıştır.
  • Evre IIIA: Kanser, akciğer çevresindeki lenflere ilaveten mediastene (iki akciğer arasındaki boşluğa) veya göğüs duvarına veya diyaframa veya plevraya (akciğer zarına) veya kalbi çevreleyen zara (perikardiyum) veya ana bronşa yayılmıştır. Yayılma birden fazlasına da olabilir.
  • Evre IIIB: Kanser, köprücük kemiğinin üstündeki veya göğsün karşı tarafındaki lenflere ilaveten kalbe, aşağı vena kava (vücudun baş , boyun ve üst ekstremitelerinden gelen toplardamar) ve aorta (Kalpten çıkan ana atardamar / Kalpten çıktıktan sonraki kavisli bölüme arcus aorta / göğüs kafesi bölümündeki bölümüne torasik aorta / karındaki bölüme abdominal aorta), göğüs duvarına, diyaframa, trakeaya (nefes borusuna), sternuma (iman kemiğine, kaburgaları önden birleştiren kemiğe), yutağa veya plevra tabakaları arasındaki sıvıya yayılmıştır. Yayılma birden fazlasına da olabilir.
  • Evre IV: Kanser, bunlara ilaveten KARACİĞER, BÖBREÜSTÜ BEZİ, İSKELET SİSTEMİ, BEYİN gibi uzak organlara metastaz yapmıştır.

 

 

METASTATİK AKCİĞER KANSERİ

Kılcal damarların bol bulunması nedeniyle diğer kanserlerin en sık metastaz yaptığı organ akciğerdir.

Akciğere en fazla metastaz yapan kanserler:

  • MEME KANSERİ
  • BÖBREK KANSERİ
  • MİDE KANSERİ
  • KOLON KANSERİ
  • REKTUM KANSERİ
  • LARENKS – FARENKS KANSERİ

 

 

TAŞLARLA TEDAVİ YARDIMI

 

  • Taşlarla tedavi sırasında KEMOTERAPİ alınmasında yarar vardır. Taşlar, kemoterapinin olumlu etkisine katkı sağlarken, olumsuz yan etkisini de oldukça hafifletmektedir.
  • Radyoterapi ise hangi türü olursa olsun kanser hastalığında uygulanmasını tasvip etmiyorum. Zira Radyoterapi, kemik iliğindeki plazma hücrelerini artırıcı etkiye sahiptir, Lösemi ve Multipl Miyelomun sebeplerinden biridir. Ayrıca Radyoterapinin oluşturduğu skarlar, hastalığın nüks etmesine sebep olabilmektedir..
  • Tedavi sırasında bitkisel ilaçlar ve bitkisel karışımlar kesinlikle kullanılmamalıdır. (Bakınız: KANSER İÇİN TEMEL BİLGİLER)

 

 

TAŞLARLA TEDAVİDE ÖRNEK OLGU:

 

ÜK Bey Akciğer kanserine yakalanır. Hastalık ilerler ve lenflere, kemiklere ve karaciğere metastaz yapar. Böbrekte de şüpheli lezyon vardır.

 

09.09.2013 tarihli Tomografi ve 17.09.2013 tarihli PET raporlarına göre;

 

Her iki akciğerin üst bölgelerinde kanserle ilgili olmayan kistik yapılanmalar ve fibrotik değişiklikler,

Sağ hilerde kısa aksı 9 mm çaplı kalsifik lenf nodu bulunuyordu.

Pretrakeal (nefes borusu yanı) bölgede 11 mm, prevasküler bölgede 29 mm, subkarinal bölgede 38 mm, sol hiler bölgede 20 mm, aortapulmoner bölgede 11 mm çapında FDG tutulumu gösteren LAP mevcuttu. PET raporuna göre SUV Max değerleri sırasıyla 12,53 – 6,99 – 15,67 ve 13,43’tü.

Tomografi raporuna göre sol akciğer üstünde, üst lob anterior segment bronşunu tıkayan 46 x 42 mm çaplı KİTLE, 8 gün sonra çekilen Pet raporunda 55 x 65 x 60 mm boyutuna ulaşmış (SUV Max 14,99) ve komşuluğunda artmış metabolik aktivite (SUV Max 7,35) oluşmuştu.

Mediasten bölgesinde nefes borusunun sağ ve sol akciğere giriş ayırımında özafagusla birleşen, birbiriyle birleşmiş, en geniş yerinde 6,5 cm ye ulaşan LAPLAR (SUV: 14,36) mevcuttu.

Sol akciğer lingula inferior segmentte, hava bronşçuklarının eşlik ettiği 4 x 3,5 cm boyutlu Nodüler Konsolidasyon Alanı bulunuyordu. (SUV Max 10,91)

Sol akciğer üst lob anterior segmentte ve apikoposterior segmentte de, hava bronşçuklarının eşlik ettiği Konsolidasyon Alanları bulunuyordu.

Sol akciğer lingula inferior segmentte büyüğü 10 mm boyutlu çok sayıda Nodüler Oluşum (SUV Max 1,67), sağ akciğer alt lobda milimetrik boyutlu Nodül, sağ akciğer orta lobda 6 mm boyutlu Nodül (SUV Max 1,15) vardı.

Karaciğer sağ lob anterior segmentte en büyüğü 15 mm çaplı çok sayıda hipodens Nodüler Lezyon, SUV Max değeri 9,85 olan FDG tutulumu gösteriyordu.

C2, T2, T10, L1 omurlarında, sağ kürek kemiğinde, 10. sağ ve 7. sol kaburgada, her iki kalça kemiğinde ve sağ kasık kemiğinde artmış metabolik aktivite tutulumu mevcuttu.

Sağ böbrekte de 17 X 33 mm boyutlu lobüle yapılı sıvı dansitesi barındıran hipodens lezyon vardı.

 

25.10.2013 tarihinde tedaviye yardım için taşları hazırlayıp verdim.

 

31.10.2013 tarihinde oğlu mail gönderdi ve maile hemogram testini ekledi:

 

“Hasan Hocam Selamlar, hatırlarsanız geçen hafta cuma akşamı eşim ile birlikte sizi ziyaret etmiş, babam için taslar almıştık. Ertesi gün cumartesi taşları dediğiniz şekilde kullanmaya başladık. Bugün 6. gün kullanmaya başlayalı ve 3. Kemoterapi alacağımız için bugün kan değerlerini ölçtürdük.  Henüz doktor sonuçları görmedi, akşam göstereceğiz. Ancak bizim karşılaştırmamıza göre su ana kadar yaptırdığımız kan değerleri içerisinde en iyisi bu çıktı. Ben de ekli dosyada sizinle paylaşmak istedim.
İnşallah zaman geçtikçe de diğer test sonuçlarını sevinçle paylaşacağım. Selam ve saygılarımı sunuyorum, Allah razı olsun.”

 

Tahlil evrakına göre tümü normal değer aralığına gelmişti.

 

18.11.2013 tarihli Tomografi ve Radyoloji raporlaı ulaştı elime. Hasta bu arada 3 kür de Kemoterapi almıştı.

Raporlara göre:

Karaciğerdeki metastaz ortadan kalkmış, nodüler yapılar eriyip yok olmuştu.

Mediasten bölgesinde nefes borusunun sağ ve sol akciğere giriş ayırımında özafagusla birleşen, birbiriyle birleşmiş, en geniş yerinde 6,5 cm ye ulaşan LAPLAR, patolojik özellik göstermeyen Milimetrik Nodüllere dönüşmüştü.

Pretrakeal (nefes borusu yanı) bölgede 11 mm, prevasküler bölgede 29 mm, subkarinal bölgede 38 mm, sol hiler bölgede 20 mm, aortapulmoner bölgede 11 mm çapında çok sayıdaki LAPLAR ortadan kalkmıştı.

Metastatik kemik metabolik aktiviteleri yok olmuş, yalnızca T11 omurunda 1 cm çapında sklerotik odak kalmıştı. Bunun da kanserle ilgisi bulunmuyordu.

Sol akciğer üstünde, üst lob anterior segment bronşunu tıkayan 55 x 65 x 60 mm boyutlu KİTLE, 14 mm’ye gerilemiş ve komşuluğundaki metabolik aktivite ortadan kalkmıştı. 14 mm’ye gerileyen kitle de artık kontrast tutmuyordu.

Sol akciğer lingula inferior segmentte, hava bronşçuklarının eşlik ettiği 4 x 3,5 cm boyutlu Nodüler Konsolidasyon Alanı ile apikoposterior segmentte de, hava bronşçuklarının eşlik ettiği Konsolidasyon Alanı ortadan kalkmış, sol akciğer üst lob anterior segmentteki hava bronşçuklarının eşlik ettiği Konsolidasyon Alanı ise milimetrik hale gelmişti.

Sağ böbrekte de 17 X 33 mm boyutlu lobüle yapılı sıvı dansitesi barındıran hipodens lezyon da 30 milimetre boyutunda kortikal kiste dönüşmüştü.

 

Sonuçlar çok sevindiriciydi. Bu sevincimi, karşılaştırmalı bir değerlendirme ekleyerek aşağıdaki şekilde paylaşmıştım:

 

“… Bey merhaba.

Öncelikle Allah'ın lütfuna hamd ediyorum.

Hazırladığım, karşılaştırmalı rapor altta. Tomografi ve Radyoloji sonuçlarına göre babanız kanseri % 95 oranında yenmiş görünüyor. Gözünüz aydın. Bu kadar hızlı iyileşen 5. hastam.

İtiraf edeyim, kemik ve karaciğer metastazları beni korkutmuştu. Çünkü tutulum değerleri çok yüksekti.

Aman, masajlara 1,5 ay daha devam edin. Takıları kullanmaya ise 2 yıl kadar. Nüks ihtimalinin ortadan kalkması için. Tavsiyelerime uygun hareket etmesi halen geçerlidir.”

 

Hastanın oğlu 24.03.2014 tarihinde (yaklaşık 4 ay sonra) yeni bir mail gönderdi.

“Öncelikle geçen sürede babam için toplam 25 gün Radyoterapi aldırdık. Radyoterapiyi yapan Prof. Dr. hanımda babamın hastalığıyla ilgili ''muhteşem'' sonuç almışsınız dedi. Allahım sizlerden binlerce kez razı olsun.”

 

Korktuğum olmuştu. Çünkü Radyoterapi alan hastalarda büyük oranda nüks yaşanıyordu. Artık yapılabilecek bir şey de yoktu.

 

16.12.2014 tarihine kadar da yeni haber veya rapor gelmedi. Gönderilen mailde uzunca bir zamandır takılardan birinin kullanılmadığı belirtiliyordu. Masajlara da son verilmişti.

 

15.12.2014 tarihli PET raporuna göre, aşırı bir durum olmamakla birlikte hastalık NÜKS etmişti.

 

Rapora göre:

“Baş-boyun bölgesinde patolojik 18F FDG tutulumu izlenmemiştir. 

Sağ paratrakeal ve sağ bronkopulmoner milimetrik kalsifik lenf Nodlarında patolojik 18F FDG tutulumu izlenmemiştir. 

Sağ akciğer üst lob anterior segmentte milimetrik kalsifiye Nodülde patolojik 1E5F FDG tutulumu izlenmemiştir. 

Sağ akciğer substernal bölgede en büyüğü 28x22 mm boyutlarında hava kistleri izlenmiştir. 

Sol ana bronş lokalizasyonunda 22x25 mm boyutta yoğunluk alanı izlenmiş olup artmış 18F FDG tutulumu izlenmiştir (SUV max:3,1)

Sol akciğer alt lob superior segmentte Radyoterapiye bağlı değişiklikler izlenmiş olup artmış 18F FDG tutulumu izlenmiştir (SUV max:3.68). 

Karaciğer sol lobda 22x25 mm boyutlu hipodens lezyon alanında artmış 18F FDG tutulumu izlenmiştir (SUV max:11.06).

Sağ böbrek orta kesim posteriorda mm boyutlu kistik lezyon izlenmiş olup patolojik 18F FDG tutulumu izlenmemiştir.

T9 sol transvers proçeste litik lezyon alanı bu alandan T9-T10 spinöz proçes arası alana uzanım gösteren artmış 18F FDG tutulumu izlenmiştir (SUV Max: 16.97). 

LI vertebrada izlenen schmorl Nodülünde patolojik 18F FDG tutulumu izlenmemiştir. Vertebral kolonda yaygın osteodejeneratif değişiklikler izlenmiştir. 

Abdomende ve pelviste patolojik 18F FDG tutulumu izlenmemiştir. 

Diğer vücut alanlarında 18F FDG’nin normal fizyolojik dağılımı izlenmektedir.”

 

Bunun üzerine taşların tamamı yenilendi.

 

12.02.2015 tarihli Toraks BT raporuna göre karaciğerdeki hipodens lezyon alanı temizlenmiş, kemiklerde ise dejenerasyon dışında problem kalmamıştı.

Her 2 akciğer parankiminde yer yer havalanma fazlalıkları ve hava kistleri devam ediyordu.

Sol alt lob mediobazal, anterobazal ve laterobazal segmentlerde Radyoterapiye bağlı olduğu düşünülen Fibrozis ve septal yapılanmalar izleniyordu.

Yine her 2 akciğer alanlarında bronşiyal genişlemeler mevcuttu.

 

Son rapor 09.07.2015 tarihli PET raporu. Aşağıya alıyorum.

 

 

Tüm hastalara şifa diliyorum.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 4 | Bu Günkü Ziyaretçi : 250 | Toplam Ziyaret : 486,901

                      ortakfikir tasarım ofisi