Menü

 

BİR İLAÇ UYGULAMASI (?):

İNTERFERON (İFN)

 

 

TANIMLAMA

 

İnterferon, beden hücrelerince üretilip sentezlenen bir proteindir. Virüsleri, bakterileri, parazitleri yok etmek ve tümörleri eritmek için üretilir.

Akyuvarların ürettiğine Alfa İFN, T lenfosit hücrelerince üretilenlere Gama İFN, trofoblast hücrelerince üretilenlere Tau İFN, bedenin diğer hücrelerince üretilenlere Beta İFN adı verilmektedir.

İlaç olarak kullanılan İnterferon, ilk zamanlarda insan akyuvarlarından ve cenin fibroblastı kültüründen üretilirken, artık koli basili bakterisinden üretilmektedir. Bu sırada koli basiline insan geni enjekte edilmektedir.

 

 

ÖRNEKLEME

 

Rahatsızlıkları için taşlardan yardım almak isteyen SE, 1996 yılında Hepatit B teşhisi ile İnterferon uygulamasına tabi tutulur.

Diğer tüm rahatsızlıklar ondan sonra başlar.

1996’dan 2007 yılına kadar yapılan uygulama sırasında 5 kez biyopsi yapılır. Her defasında karaciğerdeki hasarlanma artar ve hasarlanmanın niteliği çeşitlenir.

2000 yılında sağ kulakta başlayan işitme kaybına şiddetli baş dönmeleri ve denge kaybı da eklenir. Nöbetler halinde gelen işitme kaybı ilerler ve 2005 yılında sol kulağı da etkisi altına alır. 2015’e gelindiğinde bir kulak duymaz olur, diğer kulağın duyumu ise işitme cihazına bağlı hale gelir. Teşhis: Otoimmün Hidrops

Aynı yıllarda gözlerde de problem başlar. Görme sinirlerinin gözle temas ettiği bölgelerde (sinir uçlarında) hasarlar oluşur.

2007 yılında tiroid bezi etkilenmeye başlar. Tiroid dokularının yapısı bozulur, nodüler lezyonlar oluşur ve döngüler halinde Hipotiroidi ile Hipertiroidi arasında geçişler başlar. 2007 sonlarında Endokrin bölümünün uyarısı üzerine İnterferon tedavisine son verilir.

Bu arada hafıza zayıflığı (unutkanlık) ve buna bağlı konuşma ve ifade etme bozukluğu gelişir.

Ayrıca kalpte minimal mitral kapak yetmezliği, omurgada bozulmalar (bel fıtığı) ve schmorl nodülü oluşur.

 

 

KULLANIM ALANLARI

 

Mine Durusu Tanrıöver ve Tümay Sözen, 2007 tarihli Hacettepe Tıp Dergisinde, ilacın kullanım alanlarını aşağıdaki şekilde listeler.

Son zamanlarda Multipl Skleroz, Böbrek Yetmezliği, Karaciğer Yetmezliği ve bazı kanser hastalarında da kullanılmaya başlanmıştır.

 

AKUT (ANİDEN GELİŞEN) YAN ETKİLERİ

 

Ekşi Sözlükten gözlemler:

“İntaniye servisindeki hasta, interferon tedavisini takiben evvela kat kat battaniyelere sarındı, üşüdüğünü söyledi. Bir müddet sonra yandığını, sıcaktan delirmek üzere olduğunu söyledi. Oysa odalar gayet serindi çünkü klimalar çalışmaktaydı. Hatta kimi hastalar havalandırmadan dolayı üşüdüklerini söylüyorlardı.
Sonra kendini çok dinç hissettiğini söyleyip o gece uyuyamadı. Ertesi sabah tuvalette baygın bulduk hastayı.”

Kendisine İnterferon enjekte eden birinin yazdığı: “Üstümde battaniye, elimde yelpaze, içim buz gibi titriyorken, derimin üstü sanki birinci derece güneş yanığıymış gibi yanıyor.”

Bir başkası şöyle anlatıyor: “İnterferon grip şakası yapar. Mesela saat 16.00, arkadaşlarınla dışarıda buluşmuşsun, her şey iyi, saat 16.05, birdenbire ağır grip oluyorsun, o beş dakikada ateşin çıkıyor, boğazın şişip aniden sanki eksi 40 derece soğukta kalmışsın gibi öksürmeye başlıyorsun, grip öyle bir vuruyor ki ayakta duramıyorsun. Arkadaşların, ne oldu, iyi misin derken acilen taksiyle eve gidiyorsun, zar zor pijamalarını giyip yatağa giriyorsun, derken AA o da ne, iyileşmişsin, ne boğaz şişi, ne öksürük ne ateş, grip falan kalmamış. Saat 17.00.”

Bir interferon ilacının Prospektüsünde en yaygın yan etkileri kırıklık, bitkinlik, solunum yolu enfeksiyonları, baş ağrısı, karında rahatsızlık ve ağrı, bulantı, kusma ve diyare olarak belirtilmiş. Ek olarak da karaciğer enzimlerinden ALT değerinin yükselebileceği açıklanmış.

Bu kadar hafif yan etkiler yazılınca ve ağır yan etkiler gizlenince, kullanımında bir sakınca yokmuş gibi görünüyor.

Bir başka interferon ilacının olası yan etkileri ise şöyle sıralanmış ve acilen hastanenin acil bölümüne başvurulması tavsiye edilmiş:

  • Ani göğüs ağrısı ve göğüs sıkışması
  • Göz kapaklarının, yüz yahut dudakların şişmesi
  • Deri döküntüleri
  • Kanın pıhtılaşmasında rol oynayan kan pulcuklarının sayısında azalma (trombositopeni) Böyle durumlarda, dokular daha kolay zedelenir.
  • Kırmızı kan hücre sayısında azalma (anemi, hemoglobinemi)
  • Beyaz kan hücre sayısında azalma (nötropeni)
  • Kas ağrısı, kramplar ile seyreden ve kas dokularının parçalanarak içeriklerinin kana karışması sonucu oluşan bir iskelet kası hastalığı olan rabdomiyolizi de kapsayan kas sistem hastalıkları
  • Eğer direnç gelişirse, karaciğer hastalığının ilerlemesi
  • Karaciğerde üretilen ve transaminaz denilen enzim seviyesinde artış
  • Kasta üretilen ve fosfokinaz denilen enzim seviyesinde artış
  • Kan şeker seviyelerinde artış

Hafif yan etkileri ise şöyle sıralanmış:

  • Kırıklık, Bitkinlik
  • Solunum yolu iltihapları, öksürük, boğazda ağrı, hırıltı
  • Baş ağrısı, karında rahatsızlık ve ağrı
  • Bulantı, Kusma, İshal
  • Depresyon
  • Yüksek Ateş
  • Kas zayıflığı

6 ay süre İnterferon kullanılan 88 Hepatit hastası üzerinde yapılan deneyde, hastaların % 95’inde 40 dereceyi aşan yüksek ateş, % 90’ında kilo kaybı, % 80’inde baş ağrısı, % 65’inde titreme, % 60’ında miyalji (kas romatizması), % 40’ında dikkat dağınıklığı ve yoğunlaşma bozukluğu belirlenmiştir. Yine % 25’inde bulantı, % 20’sinde uyku bozukluğu, % 19’unda iğne yerinde eritem (kızarıklık), % 13’ünde saç dökülmesi, % 2’sinde kalp ritim bozukluğu ve kusma gözlenmiştir.

Ayrıca erkek hastaların % 58’inde impotans (cinsel iktidarsızlık), 2 hastada intihar düşüncesi, 1 hastada depresyon, 2 hastada Hipotiroidi, 3 hastada pnömoni (zatürre), bronşit ve idrar yolları iltihaplanması gelişmiştir.

 

DİĞER YAN ETKİLERİ

 

Mine Durusu Tanrıöver ve Tümay Sözen, 2007 tarihli Hacettepe Tıp Dergisinde, ilacın başlıca yan etkilerini aşağıdaki şekilde listeler.

Sonra ayrıntıya giriyor Mine Durusu Tanrıöver ve Tümay Sözen, interferon uygulamasının sebep olduğu otoimmün hastalıklardan başlıcasını listeliyor:

Bu listeleme, interferon uygulamasının sebep olduğu otoimmün hastalıkların tamamı değil. Çünkü bağışıklık sistemi otoimmün hale gelince, otoantikorların nereye saldıracağı belli olmuyor.

Tiroid bezine olan etkisini ise şöyle açıklıyor:

İnterferonun bir başka etkisi de psikolojik hastalıklar oluşturmasıdır.

Dr. Ali Ceran, Dr. Özcan Uzun ve Dr. Salih Battal, “İnterferon Kullanımına Bağlı Bir Demans Olgusu” başlıklı yazılarına şöyle başlar:

“İnterferon tedavisi sırasında sıklıkla yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, yorgunluk gibi yan etkilerle karşılaşılır. Bu ilaç, ayrıca bazı psikiyatrik bozukluklara da yol açmaktadır. İnterferonun neden olduğu psikiyatrik yan etkiler depresyon, anksiyete bozukluğu, daha az oranda olmak üzere Demans ve Demans benzeri tablolar olarak bildirilmektedir. Psikiyatrik yan etkilerin meydana geliş mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Ancak, interferonun santral sinir sistemine nörotoksik etkisi üzerinde durulmaktadır. Belirtiler genellikle ilacın kesilmesiyle ortadan kalkmaktadır. Bazen de ilaç kesilmesine karşın devam edebilmektedir.”

 

Sonra bir hasta olgusu anlatılır: İnterferon uygulanan 46 yaşındaki erkekte, ilk günlerde halsizlik, yorgunluk, uykuda artış yakınmaları ortaya çıkar. İlacın yan etkileri diye aldırmaz. Ancak, yakınmaları geçmez, aksine şiddetlenir ve bunlara sıkıntı ve huzursuzluk da eklenir. Bunun üzerine hastaneye başvurur.

Doktoru tarafından tedavinin yedinci ayında interferon kesilir. Ardından da psikiyatriye gönderilir, burada moklobemid kullanması önerilir. Ancak ilacı kullanmaz. İnterferonun kesilmesinin üzerinden beş ay geçer ancak psikiyatrik yakınmaları geçmez. Aksine intihar düşünceleri gibi yeni yakınmaları başlar. Bunun üzerine tekrar psikiyatriye başvurur ve yatarak tedavi görür. Bu dönemde beş ay kadar süreyle Antidepresan (Fluvoksamin 150 mg/gün) kullanır. Yararını görmediği gerekçesi ile tedaviye devam etmez, ilacını keser.

Tedaviyi kestikten üç ay sonra ise sarılık, bulantı, kusma, halsizlik yakınmaları olur ve dâhiliye kliniğinde yatırılır. Konsültasyon sonucu buradan psikiyatriye nakledilir. Bu dönemdeki psikiyatrik muayenesinde psikomotor aktivitesinin yavaşlamış olduğu saptanır.

Cümleleri sık sık tekrarlamaya, sorulara zaman zaman amaca uygun olmayan cevaplar vermeye, geçmişi ve özellikle güncel olayları unutmaya başlar.

Beyin MRI ve EEG incelemeleri yapılır, sonuçları normal olarak rapor edilir. SGOT, SGPT ve bilirubin değerleri yüksek olarak bulunur. Antidepresan düzenlenerek taburcu edilir.

Ancak psikiyatrik yakınmalarının şiddetlenmesi üzerine tekrar psikiyatriye yatırılır. Bu yatışındaki muayenesinde unutkanlıklarının arttığı, belli konuları tekrarlayıp durduğu, konuşmalarının çoğunlukla amacına varmadığı saptanır. "Beni zehirleyecekler" şeklinde anlattığı sanrılarının ortaya çıktığı, soyunarak çıplak dolaşma gibi davranış örnekleri gösterdiği izlenir. Ayrıca yatırılmadan önce bir süre dışarıda kaybolduğu, evini bulamadığı belirlenir. Görsel Bellek Testi ve Bender Görsel-Motor Gestalt Testi sonuçlarına göre görsel bellek ve görsel motor koordinasyon alanında patoloji olduğu saptanır. Beyin MRI, SPECT incelemeleri yapılır, "3. ventrikülde minimal genişleme" olduğu, "her iki hemisferde Multipl hipoperfüze alanlar" saptandığı rapor edilir.

 

SONUÇ

 

Hangi ilaç gerçekten ilaç?

 

 

İnterferon uygulamasına gerek kalmayan sağlıklı günler dileklerimle.

Hasan KOCABAŞ

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 4 | Bu Günkü Ziyaretçi : 258 | Toplam Ziyaret : 486,909

                      ortakfikir tasarım ofisi