Menü

 

JET

(OLTU, SİYAH KEHRİBAR)

 

 

 

Jet, fosilleşerek taşlaşmış ağaç kömürü formundadır ama daha serttir.

 

Kahverengimsi siyah bir taştır. Topraktan çıkarılırken daha kahverengi olan Jet, havayla temas ettikçe siyahlaşır. Kullanıldıkça da parıltısı artar. Bu nedenle havayla temas ettirilmeden toprak altına gömülerek saklanmakta, işleneceği zaman çıkarılmaktadır.

 

Çok az miktarda yeşilimsi türü de bulunmaktadır.

 

Jet ile Kehribar arasında yakın bir ilişki vardır. Kehribar ağacın reçinesinden oluşurken, Jet bünyesinde reçineyi de barındıran ağaçtan oluşmaktadır. Kara kehribar, yoğunlaşarak sertleşmiş kömür taşı, bir çeşit yapısal değişim geçirmiş linyittir. 

 

 

 

 

OLTU TAŞI da kara kehribar (Jet) cinsindendir. Erzurum iline bağlı Oltu ilçesinde, Dutlu dağından (Yasak Dağ) çıkarıldığı için bu adı almıştır. 

 

Yapılan araştırmalar sonucunda, fosilleşmiş ağaç gövdelerinden daha çok, fosilleşmiş ağaç reçinesinden oluştuğu görüşü ağır basmaktadır. Dörtte üçü karbondan oluşur. 

 

Genel olarak rengi siyahtır. Ancak az da olsa koyu kahverengi, gri ve yeşilimsi gri renkli Oltu taşı da bulunmaktadır.

 

 

 

Aşağıdaki hususlar, Oltu taşı ustalarınca, gerçek Oltu taşını sahtesinden ayırmaya yarayan özellikler olarak belirtilmektedir:

1. Havagazında alev ve is çıkararak yanması ve geriye sigara külüne benzer bir miktar kül kalması, 

2. Elbiseye sürtülmesi veya el içinde ovalanması sonrasında toz, iplik gibi hafif cisimleri çekmesi (Sürtünme sonucu ortaya çıkan elektriklenme mıknatıs gücü oluşturmaktadır), 

3. El içinde ovalandıktan sonra nefes hohlanınca kısa bir süre için puslu (nemli) görünüm alması, 

4. Zımparalandığında veya bıçakla kazındığında çıkan tozun kahverengimsi olması, 

5. İyice ısıtılan iğne ucunun batmaması (Isıtılan iğne ucu taşa girerse, sahte olduğunu gösterir.), 

6. Kullanıldıkça parıltısının artması.

 

 

  

 

 

Kimyasal formülü C12. H2olmakla birlikte bünyesine N (azot), PİRİT taşı, KİL ve KÜKÜRT de girer.

 

OĞLAK ve KOVA burçlarında daha fazla yarar sağlar.

 

 

 

 

 

YARARLARINDAN BİR KISMI:

 

  • Toprağın enerjisini bedene aktarır. Bu suretle fiziksel bedeni düzenler, güçlendirir, kişinin kendisine güven duymasını sağlar. Toprak enerjisi çok önemlidir. Bu enerjiden yoksun olan, özgüvenini yitirir ve depresyona girer. Böylece sürekli bir korku ve kötü beklentiler içinde kıvranır durur.
  • Jet, Panik atak gibi mantıksız korkuları ve depresyonu tedavi eder. Sükunet verir.
  • Toprağın temsil ettiği fiziksel güç ile gökyüzünün temsil ettiği manevi güç arasında denge oluşturur.
  • Eski çağlarda deniz ve kara yolculuklarında, yolculuğa çıkan erkekler ve evde kalan eşleri tarafından fiziksel tehlikelerden korunmak için kullanılmıştır.
  • Kök çakrayla ve toprakla ilişkili olduğundan ayak bileğinde halhal olarak veya bele bağlanarak kullanılması daha yararlıdır.
  • Ruhsal algılamayı, ruhsal bilinci güçlendirmek ve toplum içinde odak haline gelmeye yardım eder.
  • İş hayatında finansal dengeyi oluşturacak kararlılığı sağlamaya, olumlu çözümler oluşturmaya yardım eder.
  • Topraklama ve dengeleme taşıdır, bedende biriken fazla elektriği toprağa aktarır.

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

Daha geniş bilgi için “taşlarla şifa” adlı kitabıma bakınız.

Her hakkı mahfuzdur. İzin alınmadan iktibas edilemez.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 3 | Bu Günkü Ziyaretçi : 435 | Toplam Ziyaret : 488,790

                      ortakfikir tasarım ofisi