Menü

SİMÂT-I GAZEL-İ “SENSEDİM”

(Gazel Sofrası: Canım Seni İstedi)

 

GÖRMEYELDEN YÜZÜNÜ BEN Kİ NİGÂRIM, SENSEDİM…

ÂH U ZÂR İLE GEÇER BU RÛZGÂRIM, SENSEDİM…

(Ey sevgili! Yüzünü görmekten mahrum kaldığım günden beri, canım seni görmek istiyor, çay tiryakisinin çaysaması gibi ben de sensedim. Günlerim ağlayıp inlemekle geçiyor; canım seni görmek istiyor.)


GÜL CEMÂLİN GÜLŞENİN GÜL GİBİ ARZ ET BANA Kİ

BÜLBÜL-İ ŞÛRÎDE-VÂR, EY GÜL-İZÂRIM, SENSEDİM…


(Gül bahçesinin güllerini göstermesi gibi, sen de güle benzeyen yanaklarını / yüzünü bana göster ki bülbülü gülden ayrı düşünmek mümkün değildir. Sana aşık ve bu yüzden hayatı perişan bir bülbülün var ve ayrılık acısıyla feryad ediyor. Canım seni görmek istiyor.)

 

GÖNLÜMÜN ŞEHRİNİ KİM VİRÂN EDİPTİR ZULM İLE?

GEL YİNE MA’MUR KIL, EY ŞEHRİYÂRIM, SENSEDİM…


(Gönül şehrimi kim yokluğuyla karanlıkta bırakıp viran eylediyse, ancak yine o varlığıyla aydınlatıp yeniden kurabilir. Benim kalbime tasarruf eden, hükmeden yalnızca sensin. Ey gönül şehrimin efendisi, seni görmeyi canım çekti. Gel de yine şenlensin.

 

SOHBETİNDEN VASLININ, AYRI DÜŞELDEN NEY GİBİ;

GÖKLERE İRGİRMİŞEM FERYÂD Ü ZÂRIM “SENSEDİM…”


(Sana kavuştuğum zamanlardaki sohbetinden ayrı düştüm düşeli, göl kenarındaki kamışlıktan ayrı düşmüş bir ney gibiyim. Canım seni görmek istedi ve ayrılık acısıyla oluşan inleyişlerim, ağlayışlarım göklere yükseldi.)

 

FİRKATİN YOLUNDA BEN TOPRAK ANINÇÜN OLMUŞAM;

K’İLLE DE SENDEN YANA YELLER, GUBÂRIM; SENSEDİM…


(Rüzgârlar senden tarafa doğru esiyor. Bu nedenle hiç olmazsa tozum sana doğru uçup gitsin ve ulaşsın diye, hasretinden oluşan yollarda toprak oldum. Çünkü seni çok özledim.)

 

GEL BERÜ CÂNIM GİBİ İKİ CİHÂNDA SEVGİLİ

SENDEN ÖZGE YOHDURUR ÂLEMDE VÂRIM, SENSEDİM…


(Artık gel, en az canım kadar sevdiğim dünya ve ahiret sevgilim;

Bu evrende senden başka hiç kimsem, hiçbir varlığım yok, anla halimi, seni çok özledim.)

 

BEN HÜMÂMÎ, DÜŞMÜŞEM DERDİNE NİTEKİM SÜHEYL

KANDASIN DERMÂN, YETİŞ EY NEVBAHAR’IM, SENSEDİM!


(Ben Hümami’yim amma Süheyl’in derdine düşmüşüm. Süheyl nasıl ki bir kilime işlenen resimdeki kadını yıllarca arayıp da sonunda Nevbahar adlı sevgilisine kavuşmuşsa, ben de senin sevdana kapıldım. Sen de benim nevbaharım / ilkbaharımsın. Nerdesin ey dertlerimin dermanı? Yetiş ey ilkbaharım. Seni çok özledim. Sensedim.)

 

Açıklamalar: Hasan KOCABAŞ

 

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 12 | Bu Günkü Ziyaretçi : 1403 | Toplam Ziyaret : 809,879

                      ortakfikir tasarım ofisi