Menü

 

ZÜMRÜT

 

 

 


 

Zümrüt, Beril taşının alt türlerindendir.

 

Saf Berilin rengi beyazdır. Zümrüde yeşil rengi, bünyesinde az miktarda bulunan krom veya vanadyum verir.

 

 

 

 

 

 

Rengi solgun olan Zümrüdün değeri düşüktür, zira görende ilgi uyandırmaz, yani davetkâr değildir.

 

Ancak sonuçta zümrüttür ve mineral bakımından aynı sağlık yardımını yapar.

 

Aşırı ısıya maruz bırakılanlar, mavimsi yeşil renge bürünür.

 

 

 

 

 

En kaliteli Zümrüt, saydam, çatlağı (kusuru) olmayan ve derinliği hissedilir yeşil renkte olandır. Ancak, kusursuz zümrüt arayan zümrütsüz kalır.

 

Zümrüt taşı çatlaklarının bulunmasıyla ünlüdür.

 

Çatlağı olmayan kusursuz Zümrüt, nadiren bulunur ve olağanüstü değerli kabul edilir.

 

Çatlaklar yağ ile kapatılarak kusursuz zümrüt gibi piyasaya sürülmektedir.

 

Bu nedenle gerçek zümrüt almak isteyenler, az da olsa çatlağının bulunmasına dikkat etmelidir.

 

Zümrüt, şiddetli darbeler sonucunda iç çatlaklar geliştirebilir veya aşırı ısıya maruz bırakılırsa bozunabilir, değişime uğrayabilir.

 

 

 


 

Zümrüt, kuru ve yumuşak kumaşla temizlenmelidir.

 

Temizlenmesinde, kuyumculukta kullanılan ultrasonik temizleyici, sabun, deterjan ve kimyasal temizleyiciler kullanılmamalı, ani ısı değişimlerinden de korunmalıdır.

 

Parlaklığını ve berraklığını artırmak için de sıklıkla aydınlık ortamda tutulmalıdır.

 

 

   

 

 

Zümrüt taşı etrafında çok sayıda, “dev yazılı tabletler şeklinde dilinmiş zümrüt” efsanesi bulunmaktadır.

 

Yunan mitolojisinde Hermes, Venüs için böyle bir tablet oluşturur.

 

Mısırlılar, Thoth’un böyle bir tablete sahip olduğunu söyler.

 

Müslüman yazarlar, Korunmuş Tablet’in (Levhi Mahfuz’un / Olan ve olacak her şeyin yazıldığı ilahi levhanın) zümrütten olduğunu belirtirler.

 

Hazreti Musa’nın “On Emir” adlı ilahi kuralları Zümrüt Tablete yazılmış halde Tur Dağından halkına indirdiği söylenir.

 

Hadisi Şeriflere göre de cennet taşlarındandır.

 

 

 

 

 

Çok sayıdaki çatlaklar onun değerini düşürse de, hiç çatlağının olmaması üç şeyden birine işarettir: İlk olarak olağanüstü kalitededir ve aşırı pahalıdır. Eğer çatlağı olmadığı halde aşırı pahalı değilse, çatlakları yağımsı maddelerle doldurulup kapatılmış demektir.

 

İkinci ihtimalde, renk ve yapı benzerliği taşıyan bazı taşlar, zümrüt diye piyasaya sürülmektedir: Yeşil Flüorit, Prehnit, Dioptaz, Emeraldin (Yeşile boyanmış Kalsedon), Emeraldit (Yeşil Turmalin), Peridot, Olivin, Zebercet, Hiddenit, Oryantal (Şark) Zümrüdü (Yeşil Safir), Ural Zümrüdü (Yeşilimsi Garnet)

 

Üçüncü ihtimal ise sahte olduğudur ve çok fazladır.

 

Çift parçalı (Duble) zümrüt, renksiz herhangi bir taşın ortadan kesilerek araya yeşil zamk sürülüp yapıştırılması suretiyle oluşturulur. Sürülen yeşil zamk taşın tamamına yansır. Zümrütle herhangi bir ilgisi yoktur. Maskot Zümrüt ve Tesla bunlardandır.

 

Yine yeşil renkli camlar, fasetalı hale getirilip (çok sayıda yüzeyli halde kesilip) parıltı oluşturularak veya balmumu gibi yumuşak ve hafif malzeme ile maskelenerek sertlik derecesi düşürülmekte ve zümrüt diye piyasaya sürülmektedir.

 

Camdan imal edilmiş zümrüt benzerleri BROGHTON, ENDURA, FERRER’S, MEDİNE, MOUNT ST. HELENS, İSPANYOL gibi isimlerle satılır. Sentetikleri de zümrüt diye satılabilmektedir.

 

 

 

 

 

Zümrüt, Eski Mısırda hamile kadınların düşük yapmaması için kullanılmıştır.

 

Perulular ise Zümrüdü, yararlı gücünden dolayı “Ulusal Taş” kabul ederler.

 

Çeşitli kültürlerin altı bin yıllık geleneksel inancına göre Zümrüt, ölümsüzlüğün sembolüdür.

 

 

 

 

 

Kimyasal formülü Be3 (Al, Cr)2 Si6O18 olmakla birlikte bünyesine eser oranda V mineralleri de girer.

 

KOÇ, BOĞA, İKİZLER, YENGEÇ, BAŞAK, TERAZİ, YAY burcu insanlarında daha etkilidir.

 

SEVGİ, BİLGELİK, ÖLÜMSÜZLÜK, KOŞULSUZ AŞK, ŞANS, BEREKET sembolüdür ve kullananın bu özellikleri kazanmasına yardım eder.

 

 

 

 

 

 

YARARLARINDAN BİR KISMI:

 

  • Zümrüt hakkındaki genel kabul, tüm hastalıklara karşı önleyici ve iyileştirici etkisinin olduğu, fiziksel tehlikelerden ve kötülüklerden koruduğu, akıl, hafıza, düşünce, zekâ, şuur ve karakter özelliklerimizi iyi yönde artırdığıdır.
  • Baş dönmesini önler.
  • Büyülere karşı koruyucu kabul edilmiştir.
  • Kandaki toksinleri temizler, bedendeki zehirleri giderir. Yılan ısırıklarını tedavi eder.
  • Sanat ve edebiyatta ilham verir.
  • Korkulu durumlar karşısında yahut bir işe başlanılacağında cesaret verir.
  • İçimizdeki saflığı korur.
  • Bekâreti koruduğu, kadınların ihanet etmesini önlediği de söylenenler arasındadır.
  • Dizanteriyi (kanlı basur, kanlı ve sancılı ishal) tedavi eder.
  • Sara (tutarak, yilbik, peri hastalığı) hastalığını önler veya durdurur.
  • Akıl, zekâ ve yetenekleri artırır.
  • Güzel söz söyleme (hitabet) gücünü artırır.
  • Sinüslerin (beyin ve burundaki kirli kan kanallarının) sağlıklı olmasına yardım eder.
  • Romatizmayı hafifletir.
  • Grup çalışmalarında ve arkadaşlıklarda uyum, sevgi bağı oluşturur.
  • Zihinsel karışıklıkları sükûnete erdirir. Muhakeme gücünü artırır, bilgelik oluşturur. Bir konuya odaklanmaya yardım eder.
  • İlahi sevgiye yol açar.
  • Yüksek ateşle seyreden iltihaplı hastalıkların tedavisinde yararlıdır.
  • Kalp ritim bozukluğu tedavisinde yararlıdır.
  • Ülser, gaz, kramp ekşime gibi mide ve bağırsak rahatsızlıklarında yararlıdır.

 

 

Hasan KOCABAŞ

 

 

Daha geniş bilgi için “taşlarla şifa” adlı kitabıma bakınız.

Her hakkı mahfuzdur. İzin alınmadan iktibas edilemez.

 

 
Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 9 | Bu Günkü Ziyaretçi : 176 | Toplam Ziyaret : 490,060

                      ortakfikir tasarım ofisi